AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARI

AİHM içtihadında işyerinde psikolojik taciz, yalnızca “mobbing” kavramı ile değil; özel hayatın korunması, psikolojik bütünlük, insan onuru, etkili soruşturma, ifade özgürlüğü ve devletin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu bölümde, işyerinde taciz ve şiddet iddialarına ilişkin öne çıkan AİHM kararları kısa özetleri ve kaynak bağlantılarıyla birlikte sunulmaktadır.

 

.

Karadağ

Tarih: 09.11.2021 | Başvuru No: 31549/18 | İlgili madde: AİHS m. 8 | Sonuç: İhlal

Konu: İşyerinde psikolojik taciz, ihbar sonrası misilleme, psikolojik bütünlüğün korunması ve etkili başvuru/koruma yükümlülüğü.

Olayın özeti: Başvurucu, cezaevinde kadın mahpuslara yönelik uygunsuz davranışları bildiren bir kadın gardiyandır. Bildirimden sonra işyerinde ve işyeriyle bağlantılı ortamda aşağılanma, tehdit, dışlanma, küçük düşürme ve benzeri davranışlara maruz kaldığını ileri sürmüştür.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, işyerinde zorbalık ve taciz iddialarının kişinin psikolojik bütünlüğü ve özel hayatı üzerinde ciddi etki doğurabileceğini kabul etmiştir. Ulusal makamların sadece şekli inceleme yapmakla yetinmemesi, olguları bütünsel biçimde değerlendirmesi, koruma mekanizmalarını fiilen işletmesi ve ihbar eden çalışanı misillemeye karşı koruması gerektiği vurgulanmıştır.

Web yayını için kısa sonuç: Bu karar, AİHM içtihadında işyerinde psikolojik taciz/mobbing bakımından en doğrudan kararlardan biridir. Mobbing iddialarında devletin pozitif yükümlülüğü; etkili inceleme, mağdurun psikolojik bütünlüğünü koruma ve misillemeyi önleme ekseninde değerlendirilmiştir.

Kaynaklar: HUDOC karar metni | HUDOC hukuki özet | AİHM basın özeti

Romanya

Tarih: 30.08.2022 | Başvuru No: 47358/20 | İlgili madde: AİHS m. 8 | Sonuç: İhlal

Konu: İşyerinde cinsel taciz iddiası, soruşturmanın etkinliği, mağdurun ikincil örselenmeye karşı korunması.

Olayın özeti: Başvurucu, bir tren istasyonunda temizlik görevlisi olarak çalışırken istasyon müdürünün kendisini cinsel yönden taciz ettiğini ileri sürmüştür. Ulusal makamların olayları ele alış biçiminin aşağılayıcı ve yetersiz olduğu iddia edilmiştir.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, işyerinde cinsel taciz iddialarının özel hayat ve kişisel bütünlük kapsamında incelenebileceğini belirtmiştir. Soruşturmanın mağdur duyarlılığıyla yürütülmemesi, delillerin ve bağlamın yeterince değerlendirilmemesi ve süreçte mağdurun yeniden örselenmesine yol açan yaklaşım AİHS m. 8 yönünden devletin pozitif yükümlülükleriyle bağdaşmamıştır.

Web yayını için kısa sonuç: Karar, işyerinde taciz başvurularında yalnızca nihai ceza sonucunun değil; başvurunun ele alınma yöntemi, soruşturmanın niteliği, mağdurun korunması ve ikincil mağduriyet riskinin de insan hakları denetimine tabi olduğunu göstermektedir.

Kaynaklar: HUDOC karar metni | AİHM basın özeti | AİHM Work-related rights bilgi notu

Hırvatistan

Tarih: 12.12.2023 | Başvuru No: 15798/20 | İlgili madde: AİHS m. 3 ve m. 8 | Sonuç: İhlal

Konu: İşyerinde tekrarlanan cinsel şiddet; caydırıcı yaptırım, mağdurun onuru ve psikolojik bütünlüğünün korunması.

Olayın özeti: Başvurucu, iş arkadaşı tarafından işyerinde cinsel şiddete maruz kaldığını ileri sürmüş; fail hakkında verilen hapis cezasının üst mahkeme tarafından kamu hizmetine çevrilmesi şikâyet konusu yapılmıştır.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, işyerinde gerçekleşen cinsel şiddet karşısında devletin yalnızca soruşturma yürütmekle değil, aynı zamanda etkili ve caydırıcı bir ceza adaleti tepkisi üretmekle de yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yaptırımın mağdurun menfaatleri, olayın ağırlığı ve failin tutumu dikkate alınmadan hafifletilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadele yükümlülüğüyle uyumlu görülmemiştir.

Web yayını için kısa sonuç: Karar, işyerinde taciz ve şiddet vakalarında yaptırımın sembolik olmaması gerektiğini; etkili, caydırıcı ve mağdur odaklı bir yargısal yaklaşımın zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynaklar: HUDOC karar metni | HUDOC hukuki özet | AİHM basın özeti

Türkiye

Tarih: 14.01.2025 | Başvuru No: 24733/15 | İlgili madde: AİHS m. 8 | Sonuç: İhlal

Konu: İşyerinde amir tarafından cinsel saldırı iddiası, gecikmeli başvuru, travma duyarlı değerlendirme ve etkili yargısal koruma.

Olayın özeti: Başvurucu, hastanede görev yaptığı dönemde üst konumdaki bir kişi tarafından cinsel saldırıya uğradığını ileri sürmüştür. Ulusal mahkemelerin özellikle şikâyetin zamanlaması ve delillerin değerlendirilmesi konusunda yeterli koruma sağlamadığı iddia edilmiştir.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, cinsel saldırı ve işyeri bağlamındaki güç ilişkileri bakımından ulusal makamların travma, misilleme korkusu, işini kaybetme riski ve psikolojik baskı gibi etkenleri dikkate alması gerektiğini vurgulamıştır. Delillerin bütüncül ve mağdur duyarlı biçimde incelenmemesi AİHS m. 8 kapsamında pozitif yükümlülük ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Web yayını için kısa sonuç: Türkiye bakımından doğrudan önem taşıyan bu karar, işyerinde taciz/şiddet iddialarında başvurunun geç yapılmasını tek başına aleyhe yorumlamanın hatalı olabileceğini; bağlam, güç ilişkisi ve travma etkisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Kaynaklar: HUDOC karar metni | HUDOC Türkçe çeviri

Fransa

Tarih: 18.01.2024 | Başvuru No: 20725/20 | İlgili madde: AİHS m. 10 | Sonuç: İhlal

Konu: İşyerinde psikolojik ve cinsel taciz bildiriminde bulunan çalışanın ifade özgürlüğü; iftira/hakaret mahkûmiyetinin caydırıcı etkisi.

Olayın özeti: Başvurucu, çalıştığı dernekte üst düzey bir yönetici hakkında psikolojik ve cinsel taciz iddialarını sınırlı sayıda kişiye e-posta ile bildirmiş; ardından kamuya hakaret/iftira kapsamında mahkûm edilmiştir.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, psikolojik veya cinsel tacize uğradığını ileri süren kişilerin bildirimde bulunurken uygun bir korumadan yararlanması gerektiğini belirtmiştir. Ulusal mahkemelerin iyi niyet, yeterli olgusal temel ve bildirim bağlamını yeterince esnek değerlendirmemesi, başvurucunun ifade özgürlüğüne orantısız müdahale oluşturmuştur.

Web yayını için kısa sonuç: Karar, mobbing ve taciz bildirimlerinde çalışanların “susmaya zorlanmaması” gerektiğini; kötü niyet bulunmadıkça ve bildirim sınırlı/kurumsal nitelikteyse cezai yaptırımların caydırıcı etki yaratabileceğini ortaya koymaktadır.

Kaynaklar: HUDOC karar metni | AİHM basın özeti

E.A. ve Avrupa Kadına Yönelik İşyerinde Şiddetle Mücadele Derneği / Fransa

Tarih: 04.09.2025 | Başvuru No: 30556/22 | İlgili madde: AİHS m. 3 ve m. 8 | Sonuç: İhlal

Konu: İşyerinde cinsel şiddet iddiası; mağdur duyarlı soruşturma, rıza/şiddet değerlendirmesi ve usuli güvenceler.

Olayın özeti: Başvuru, işyerinde cinsiyet temelli ve cinsel şiddet iddialarının ulusal makamlarca ele alınma biçimiyle ilgilidir. Başvuruculardan biri işyerinde cinsel şiddet mağduru olduğunu, diğer başvurucu dernek ise işyerinde kadınlara yönelik şiddet mağdurlarını savunma amacıyla hareket ettiğini ileri sürmüştür.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, cinsel şiddet iddialarında soruşturmanın yalnızca şekli değil; etkili, zamanında, mağdurun onurunu koruyan ve cinsiyete dayalı şiddetin özel dinamiklerini dikkate alan nitelikte olması gerektiğini değerlendirmiştir. Bu kapsamda devletin hem maddi hem usuli pozitif yükümlülükleri gündeme gelmiştir.

Web yayını için kısa sonuç: Karar, işyerinde taciz ve şiddet dosyalarında kurumsal başvuru mekanizmalarının mağdur odaklı, travma duyarlı ve delil toplama kapasitesi yüksek şekilde tasarlanması gerektiğini göstermektedir. Güncel tarihli olması nedeniyle web sayfasında “güncel AİHM içtihadı” başlığı altında öncelikli yayımlanabilir.

Kaynaklar: HUDOC karar metni | AİHM karar ve kararlar bülteni | HUDOC-EXEC izleme kaydı

Yunanistan

Tarih: 17.11.2015 / karar duyurusu 10.12.2015 | Başvuru No: 36656/14 | İlgili madde: AİHS m. 8 | Sonuç: Kabul edilemezlik

Konu: İşyerinde ruh sağlığının bozulduğu iddiası; iç hukuk yollarının tüketilmesi ve devletin koruma yükümlülüğünün sınırları.

Olayın özeti: Başvurucu bir banka şube müdürüdür. Ruh sağlığındaki bozulmanın kısmen işyerindeki taciz edici davranışlardan ve çalışma koşullarından kaynaklandığını ileri sürmüştür.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, somut olayda ulusal düzeyde başvurucunun kullanabileceği hukuki yolların bulunduğunu ve bazı süreçlerin devam ettiğini dikkate alarak başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Devletin fiziksel ve ruhsal bütünlüğü koruma yükümlülüğü kabul edilmekle birlikte, olay özelinde koruma yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmamıştır.

Web yayını için kısa sonuç: Bu karar, mobbing iddialarında AİHM’e başvuru bakımından iç hukuk yollarının tüketilmesi, somut delillendirme ve ulusal başvuru mekanizmalarının kullanılması gerekliliğini gösteren olumsuz/kabul edilemezlik örneği olarak yayımlanabilir.

Kaynaklar: HUDOC karar kaydı | AİHM basın özeti | AİHM Work-related rights/bilginotu

İspanya

Tarih: 06.11.2018 | Başvuru No: 25527/13 | İlgili madde: AİHS m. 8 | Sonuç: İhlal

Konu: Mobbing yargılamasında adı geçen kişinin itibarının korunması; mahkeme kararlarında kişisel veri ve ölçülülük.

Olayın özeti: Yerel bir yargı kararında, işyeri tacizi iddiaları kapsamında başvurucunun adı açıkça geçirilmiş; ancak başvurucu ilgili davanın tarafı değildir. Bu durumun mesleki itibarını ve özel hayatını zedelediği ileri sürülmüştür.

AİHM değerlendirmesi: Mahkeme, işyeri tacizi iddialarının kamusal yargısal denetime konu olabileceğini; ancak taraf olmayan kişilerin adının gereksiz ve ölçüsüz biçimde kararda kullanılmasının özel hayat ve itibar hakkını ihlal edebileceğini belirtmiştir.

Kısa sonuç: Bu karar, web sitesinde karar yayımlarken kişisel verilerin korunması ve anonimleştirme ilkesi bakımından önemlidir. Mobbing mağduru, tanık ve şikâyet edilen kişilerin kimlik bilgileri yayımlanırken ölçülülük ve gereklilik denetimi yapılmalıdır.

Kaynaklar: HUDOC hukuki özet | HUDOC karar metni | AİHM basın özeti