Özet

Araştırma, hastanelerde çalışan hemşirelerin mobbing uygulamaları ile karşılaşma durumlarını saptamak ve mobbing ölçeği geliştirmek amacıyla Ocak-Haziran 2006 tarihleri arasında Trabzon il Merkezindeki tüm devlet hastanelerinde ve üniversite hastanesinde çalışan 814 hemşire ile yapılmıştır. Veriler, 7 demografik özellik, 10 mobbing ile ilgili hemşirelerin düşüncelerinin alındığı sorulardan oluşan anket ve 68 maddelik mobbing ölçeği toplanmıştır. Ölçeğin CVI: %88, iç tutarlılığı için madde-toplam puan korelasyon değerleri: 0.30-0.73 ve Cronbach Alpha: 0.97. Ölçek tek faktörlüdür ya da genel bir faktöre sahiptir. Bulgulara göre, tüm hemşirelerin %59’u mobbing mağduru olmadığını, %39’u mağdur olduğunu belirtmiştir. Mağdur olduğunu belirten 329 hemşirenin yalnızca %42’si gerçek mobbing mağdurudur ve ortalama 247,17±31,75 puan almışlardır. Bu hemşirelerin %58’i devlet hastanesinde ve %89’u hemşire statüsünde çalışmaktadır. %23’ü halen, %35’i 3 yıl ya da üstünde ve %30.9’u kıskançlık nedeniyle mobbing yaşadığını, mobbing uygulayanların %54’ünün yönetici ve %45’inin kadın olduğunu belirtmiştir. Ayrıca üniversite hastanesinde daha fazla mobbing yaşandığı saptanmıştır (MWU=1544,5 ; p=0.001).

Giriş

Mobbing, Latince’de kararsız kalabalık, şiddete yönelmiş topluluk anlamında olan “mobile vulgus” sözcüğünden türetilmiştir. İngilizce’de ise “mob” fiili, bir yerde toplanmak, saldırmak ve rahatsız etmek anlamındadır. Türkçe’de mobbing, duygusal linç, psikolojik taciz, işyerinde zorbalık, duygusal saldırı, yıldırma gibi tanımlamalarla ifade edilmektedir (Bağ, 2004: 82, Çobanoğlu, 2005: 19, Davenport, Distler, Pursell, 2003: 15, Leymann 1990: 119, Uludağlı ve Uçanok, 2005: 78).

Mobbing ile İlgili Çalışmalar

Mobbing ile ilgili çalışmalar incelendiğinde, ilk çalışma 1960’larda Lorenz’ın hayvanların kendi aralarında veya sürü dışı bir yabancıya karşı uyguladıkları taciz davranışları üzerine yapılmıştır. Daha sonra Heinemann öğrenciler arasında görülen zorbalık ve taciz olaylarını ele almış, 1972’de Çocuklar Arasında Grup Şiddeti adlı kitap yazmıştır. 1980’li yıllarda Leymann, İsveç ve Almanya’da yaptığı araştırmalar sonucunda taciz ve yıldırma olaylarının iş dünyasında geniş boyutta yer aldığını ortaya koymuştur. Leymann’ın çalışmaları ışığında dünyanın pek çok yerinde İrlanda, İsveç, Finlandiya, Avusturya, Macaristan, İtalya ve Fransa’da konu ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. A.B.D.’de Brodsky, Taciz Edilmiş Çalışan adlı bir kitap yazmıştır. Brodsky’e göre taciz, “başkalarını yıpratmak, eziyet etmek, engellemek ve tepki almak” amacıyla tekrar edilen ve sürekli yapılan, muhatabı kışkırtan, baskı yapan, korkutan, yıldıran ya da rahatını kaçıran davranışlarda bulunmaktır. Leymann ise mobbingi, bir veya birkaç kişi tarafından diğer bir kişiye yönelik olarak, düşmanca ve ahlak dışı yöntemlerle sistematik bir biçimde uygulanan psikolojik terör olarak tanımlamıştır.

Mobbing Davranışları

Mobbing sosyal bir olgudur. Bir kurumda mobbing yapan, mobbingi teşvik eden, mobbinge göz yuman ve mobbing kurbanı/mağduru kimseler vardır. Kurumdaki kişiler bu iki gruptan birisine, tacizciye ya da kurbana destek çıkarak mobbing sürecine dâhil olmaktadırlar. Mobbinge uğrayan kişinin tipik tepkisi toplumdan izole olmaktır. Çünkü kendisine ne olduğunu, nasıl olduğunu ve niçin olduğunu anlayamamaktadır. Yaşanan çatışmaları ailesine ve topluma da taşımaktadır (Bağ, 2004: 81, Çobanoğlu, 2005: 23, Davenport, Distler, Pursell, 2003: 94-95).

Mobbing Süreci

Mobbing süreci, ilk olarak önemli bir olay ya da anlaşmazlığın tanımlanması, sonra saldırgan eylemler ve psikolojik saldırıların görülmesi, daha sonra yönetimin yanlış anlayarak, negatif döngüye katılması, dördüncü aşamada mağdur/kurbanın zor veya akıl hastası olarak damgalanması ve son olarak işine son verilmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu olayın sarsıntısı, travma sonrası stres bozukluğunu tetiklediği, duygusal gerilim ve onu izleyen psikosomatik hastalıkların devam ettiği, hatta yoğunlaştığını da belirtmektedir (Bağ, 2004: 94-98, Çobanoğlu, 2005: 71-73, Davenport, Distler, Pursell, 2003: 20, Leymann 1990: 121-122, Uludağlı, 2005: 80).

Mobbing'in Etkileri

Mobbing, örgütlerde bulaşıcı bir hastalık gibidir. Tedbir alınmazsa örgütün tümüne yayılabilir. İşletmelerde güven, sevgi ve saygı azalır, motivasyon yok olur. Uyumsuzluk baş gösterir ve iş verimliliği düşer. Her işyerinde ve her tür kuruluşta olabilir. Uzmanlar mobbing sendromuna yakalanan bir kişinin topluma maliyetinin, yıllık gelirinden fazla olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle yöneticilerin farklılıkları, anlaşmazlık, uyumsuzluk, zıtlaşma ve birbirine ters düşme gibi durumlarını yöneterek çözmesi gerektiği belirtilmektedir. Eğer çözüm sağlanmazsa işyerinde duygusal saldırıya uğramış dürüst, güvenilir, sadık, çalışkan ve vizyon sahibi birçok kişinin yok yere heba edileceği ifade edilmektedir (Çobanoğlu, 2005: 23, Davenport, Distler, Pursell, 2003: 47, Yücetürk, 2003).

Mobbing ve Hemşirelik

Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu hemşirelik mesleğinde de mobbing incelendiğinde, 2002 yılında Uluslararası Hemşireler Birliği (ICN= International Council Of Nurses), tüm dünyada ve tüm toplumlarda bir salgın haline gelen şiddetin sağlık hizmeti veren işyerlerinde ciddi boyutlara ulaştığını tanımlamıştır (Delbel 2003: 31). ABD’de sağlık çalışanlarının diğer hizmet sektöründe çalışanlara göre 16 kez daha fazla şiddet riski altında olduğu belirtilmiştir (Delbel 2003: 31, West, 2003). İş güvenliği ve Sağlık Yönetimi (OSHA= Occupational Safety and Health Administration), Amerikan Hemşireler Birliği (ANA= American Nurses Association) ve Acil Hemşireler Birliği (ENA= Emergency Nurses’ Association) gibi organizasyonların faaliyetlerinde de aşırı baskı altındaki sağlık bakım ortamlarında işyeri şiddetinin arttığı tanımlanmıştır (West, 2003).

Araştırmanın Amacı

Araştırma, hastanelerde çalışan hemşirelerin mobbing uygulamaları ile karşılaşma durumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.

Gereç ve Yöntem

Araştırma, Trabzon il Merkezindeki tüm devlet hastanelerinde ve üniversite hastanesinde çalışan toplam 974 hemşireden araştırmaya katılan ve izinli olmayan 814 hemşire ile gerçekleştirilmiştir.

Veri Toplama Araçları

Veriler, 7 demografik özellik (yaş, medeni durum, çocuklarının olup olmadığı varsa çocuk sayısı, mesleki deneyim yılı, çalışılan hastane, pozisyon, çalışılan ünite), 10 mobbing ile ilgili hemşirelerin düşüncelerinin alındığı sorulardan (mobbing yaşanıp-yaşanmadığı, kim/kimler tarafından mobbing uygulamalarına maruz kalındığı, ne kadar süre ve ne zaman maruz kaldığı, başkasına mobbing uygulanıp uygulanmadığı, mobbing saldırganın cinsiyeti, mobbing saldırılarına maruz kalma nedenleri, bu durumla nasıl başa çıkmaya çalışıldığı, meslek, kurum vb. ile ilgili memnuniyet durumu ve fırsat olsa işi ile ilgili tercihleri) oluşan anket ve Öztürk, Yılmaz ve Hindistan tarafından geliştirilen mobbing ölçeği ile Ocak-Haziran 2006 tarihleri arasında toplanmıştır.

Bulgular ve Tartışma

Hemşirelerin karşılaştıkları mobbing uygulamaları ile ilgili bulgulara bakıldığında, araştırmaya katılan tüm hemşirelerin %59’u (485) mobbing mağduru olmadığını, %40’ı (329) mağdur olduğunu belirtmiştir. Mobbing mağduru olduğunu düşünen hemşirelerin %30’u (97) üniversite hastanesi, %70’i (232) devlet hastanelerinde çalışmaktadır. Ancak mağdur olduğunu düşünen 329 hemşirenin %42’si (139) gerçek mobbing mağdurudur ve ortalama 247,17±31,75 puan almışlardır. Tüm hastanelerde çalışan 814 hemşirenin de %17’si mobbing yaşamaktadır. Mobbing mağduru hemşirelerin %58’i devlet hastanesinde çalışmakta, %89’u hemşire statüsünde, ortalama 10.75±6.43 yıllık deneyime sahip, 31.01±5.75 yaşında, %61’i evli, %56’sı çocuk sahibidir.

Sonuç

Mobbing mağduru olduğunu düşünen hemşirelerin yarısından fazlası devlet hastanesinde, çoğunluğu hemşire statüsünde çalışmakta, ortalama 10 yıllık deneyime sahip ve ortalama 31 yaşında, çoğunluğu evli ve çocuk sahibidir. Mobbing ölçeğine göre, hemşirelerin mobbing yaşama durumu değerlendirildiğinde ise hastanelerde mobbing uygulamaları yaklaşık 1/6 oranında yapılmakta ya da yaşanmaktadır. Mobbing uygulamaları hemşireler tarafından halen yaşanmakta, uygulamalar 3 yıl ve üstünde sürmekte, yöneticiler ve kadınlar tarafından kıskançlık nedeniyle yapılmakta ve üniversite hastanesinde daha çok ya da şiddetli yaşanmaktadır. Hemşireler durumu arkadaş ve aileleri ile paylaşarak mobbingle başa çıkmaya çalışmaktadır. Literatür bakıldığında da hemşirelere mobbingle başa çıkmak için, kişinin diğer insanlardan kendini yalıtmaması, arkadaş ve ailesinin desteğini alması, bir evcil hayvan edinmesi, sevilen şeylerden kuvvet alması (çiçek, müzik, küçük uğurlar vb.), öz güven geliştirici şeyler yapması (becerilerinin değerini takdir etme, hoşlanılan uğraşılar, kendini şımartma, size değer veren kişilerle geçirilen zamanın arttırılması) gerekirse yasal işlemlere başvurması ve yasal dayanak için günlük tutularak (tarihleri, saatleri, yerleri, kişileri ve olayları kaydetme, açık ve anlaşılır yazma) avukata başvurması önerilmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası