İyilik ve Zorbalık
Ben herkes gibi zor koşulların çocuğuyum. Öylesine zorluk ki ortaokula lastik ayakkabı ile başladım. Başkalarının boyalı, cıcılı bicili kunduraları vardı. İçim benim yaştım çocukların kunduralarına çaktırmadan bakar, kıskanırdım. Derken ucuzundan lastik tabanlı bir kunduram oldu. Kundurama sahip olduğum ilk geceyi unutamam. Uyku uyumak istemiyordum. Sevinçimi paylaşmak için sabahı zor ettim. Kunduramı giydim, hemen yola koyuldum. Yolda bir kundurama bakıyordum, bir de etrafa bakıyordum. Acaba benim kundurama bakan var mıydı etrafta? Ancak hiç de bakan yoktu. Biraz hüzün kapladı içimi. Halbuki ben başkalarının kunduralarına hayran olurdum. Okula geldim, sınıf arkadaşlarımda pek bakmadılar. Ben anladım ki sadece ben aşırı istediğim için bu şekilde iç geçirmişim.
Aylar, yıllar su gibi akarken ben sürekli ders çalışan, her yeni bir şey öğrendiğinde sevinçten havalara uçan bir öğrenci oldum. Ailem köyde oturduğu için beni ilçede tek göz bir oda kiralayarak ortaokula başlatmışlardı. Ben yemek yapmasını nereden bilecektim ki, ancak öğrenmek zorundaydım. Aç kalınca insan yemek yapmasını da öğreniyormuş. Ütülü elbise giymedim. Lise bitti böylece. Tek başıma bir göz karanlık odada yıllarım geçti. Okumalıydım, okumak zorundaydım; tek hırsım buydu. Öyle de yaptım.
Üniversiteyi kazandım. Onu da bitirdim. İşe girdim hemen. İyi bir pozisyondan başlamıştım. Hiç memurluğum yok iken memurluğa şef olarak başlamıştım. Maaşım çok iyi idi. Çok çalışmalıydım, işimi sağlam yapmalıydım, bu memurlukta müsteşarlığa kadar yükselmeliydim. Donanımlı olmalıydım. Yabancı dil bilen, mesleğinde zirveye oturmuş bir isim olmalıydım. Öyle de yaptım. Gecemi gündüzüme kattım, yıllık izinlerimi yaktım, tatile gitmedim, her işe atladım, çok çalıştım. Çevremde duyduğum her aferin beni daha da hırslandırdı. Genelde ödüllendirildim. Memurluk basamaklarını hızla tırmandım. İnsanlar iyilik yapmak kadar bana haz veren başka bir duygu yoktu. Ailem, akrabalarım benim bu davranışımı hep övdüler. Kim olduğunu sormadım, inancını, mezhebini, siyasi görüşünü, ateistliğini sormadım. Kim gel dediyse kendimi unuttum, ona yardıma koştum. Ne bileyim, bana iyi dedikleri için mi yaptım yoksa Allah rızası için mi, burası biraz karışık.
İyilik yaptığım insanların çoğundan iyilik görmedim. Benden bir şeyler koparanlar kaçtı ve düşman oldu. Koparamayanlar beni suçladı ve hakaret etti. Ben iyilik yapmaktan yine vazgeçmedim. Bir kısacık hayat böyle devam etti. Bir yaratıkla tanıştım. Elinden tuttum, iyilik ettim. Benim başıma yönetici oldu. Bu dünyada bir insana yapılmayacak her tür alçaklığı yaptı.
Mobbing denilen sendromu en ağır sanırım ben yaşadım ya da öyle sanıyorum. İnsanın tüylerini diken diken edecek, akıllara durgunluk verecek alçaklıklar yaptı. Kendi zafiyetlerini örtbas etmek için bir insanı karalamak, hakaret etmek, görüntüde başka, iç dünyasında başka olmak, iki kişilikli olmanın en bariz delili değil midir? Mobbingci zorbaların ikiyüzlü olmaları nedeniyle bizleri tuzağa düşürürler. Pardon, çalışmak mı? diye sordunuz. O önceki yanlış davranışlarımdan biriydi. Zorba bir alçak, çalışma ve üretme yeteneğimi kurban etti. Çok düşündüm… hala düşünüyorum… neden oldu? Ne olmalıydı? Ne olmalı.
Zorbalar var oldukça kurbanlar da olacak, zavallı potansiyel kurban-seyirciler de. Ama biz dik durursak, birlik olursak, haklı olduğumuz için güçlü biz olacağız, kazanan da.
Amaç: Etkinlik Hakkında
Bu etkinlik, iş yerinde psikolojik taciz olan mobbing konusuna dikkat çekmek, bu konuda farkındalık oluşturmak ve mağdurların yaşadığı zorlukları anlamak amacıyla düzenlenmiştir. Mobbing, yalnızca bireyleri değil, aynı zamanda çalışma ortamını da olumsuz etkileyen bir durumdur. Etkinlik, katılımcılara mobbingin ne olduğu, belirtileri ve nasıl başa çıkabilecekleri hakkında bilgi vermeyi hedeflemiştir.
Detaylar: Tarih ve Yer
Etkinlik, 15 Ekim 2023 tarihinde, İstanbul’da bulunan bir konferans salonunda gerçekleştirildi. Katılımcılar arasında psikologlar, iş sağlığı uzmanları, avukatlar ve mobbing mağdurları yer aldı. Ayrıca, çeşitli sivil toplum kuruluşları da etkinliğe destek vererek, kendi perspektiflerinden mobbingle mücadeledeki rollerini vurguladı.
Program: Neler Yapıldı, Konuşmalar
Etkinlik, açılış konuşması ile başladı. Hüseyin GÜN, mobbing konusundaki deneyimlerini ve yaşadığı zorlukları katılımcılarla paylaştı. Ardından, alanında uzman psikologlar, mobbingin ruhsal ve fiziksel etkileri üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcılar, interaktif oturumlarda kendi deneyimlerini paylaşarak, dayanışma duygusunu pekiştirdiler. Ayrıca, yasal haklar ve başvuru yolları hakkında bilgi veren bir avukat, mobbing mağdurlarının nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda önemli ipuçları sundu.
Katılım: Kimler Katıldı, İlgi Nasıldı
Etkinliğe ilgi oldukça yoğundu; yaklaşık 200 kişi katıldı. Mobbing konusunun önemi ve günümüzdeki yaygınlığı, katılımcılar arasında ortak bir duyarlılık oluşturdu. Katılımcılardan bazıları, etkinlikte yaşadıkları zorlukları paylaşarak, başkalarına ilham verme fırsatı buldular. Salondaki samimi atmosfer, katılımcıların birbirine destek olmasına olanak tanıdı.
Sonuç: Çıkarımlar ve Gelecek Planları
Etkinlik sonunda, katılımcılar arasında mobbing ile mücadele konusunda daha fazla farkındalık oluştu. Gelecek planları arasında, bu konuda daha fazla etkinlik düzenlemek ve mobbing mağdurlarına destek sağlamak yer alıyor. Ayrıca, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği gibi kuruluşlarla işbirliği yaparak, bu konuda daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz.

