
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
ESAS NO : 2014/4-110
KARAR NO : 2015/2600
KARAR TARİHİ: 11.11.2015
Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.03.2012 gün ve 2011/315 E 2012/139 K sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.03.2013 gün ve 2012/10074 E 2013/3884 K sayılı ilamı ile;
(..Dava, psikolojik baskı ve bezdiri uygulandığı gerekçesi ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, … Ü…. Temel E… Bilimleri Bölüm Başkanı olarak görev yaptığını, fakülte dekanı olan davalının tutum ve davranışları ile psikolojik baskı ve yıldırma politikaları uyguladığını, davalıyı üniversite yönetimine şikayet etmesine rağmen sonuç alamadığını, aksine bu şikayeti nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırıldığını, davalı tarafından diğer öğretim elamanlarının “K…. beye dikkat edin, onunla görüşmeyin, uzak durun, …vs.” şeklinde uyarıldığını, davalı tarafından kendisine karşı dışlama ve tecrit etme politikası uygulandığını, mesaiye dikkat etmesine rağmen önceki bir tarihte mesaiye gelmediğinden bahisle hakkında soruşturma açıldığını, söylemediği sözlerin söylenmiş gibi rektörlük makamına çarpıtılarak yansıtıldığını, bir takım resmi yazılarla gereksiz uyarılara maruz kaldığını, davalının bezdiri uygulamaları nedeni ile ruh ve beden sağlığının zarar gördüğünü belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacının açtığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının iddiaları sabit görülerek istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Bu dava, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden birinde gerçekleşmiştir. Davacı, üniversitedeki bir bölümün başkanı olan Temel E. isimli akademisyendir. Davalı ise, bu bölümün dekanıdır. Olay, 2011 yılında başlamış ve 2012 yılına kadar devam etmiştir. Davacı, dekanın uyguladığı psikolojik baskı ve bezdiri politikaları nedeniyle manevi zarar gördüğünü iddia etmektedir. Bunun sonucunda, 2012 yılında Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı, dekanın tutumunun yanı sıra, üniversite yönetimine yaptığı şikayetlerin sonucunda disiplin cezası ile cezalandırıldığını da belirtmektedir.
Davacı, çalışma ortamındaki psikolojik taciz ve dışlanma nedeniyle ciddi bir stres yaşamış, bu durum onun ruhsal ve fiziksel sağlığını olumsuz etkilemiştir. Ayrıca, diğer öğretim elemanlarının da davacı hakkında olumsuz bir tavır sergilediği ve davalı tarafından yönlendirilerek davacıdan uzak durmaları için uyarıldıkları belirtilmiştir. Bu tür bir davranış, işyerindeki sosyal ilişkileri olumsuz etkileyerek, davacının yalnızlaşmasına ve iş motivasyonunun düşmesine sebep olmuştur. Mobbing, iş yerinde sadece bireyleri değil, ekip dinamiklerini de zedeleyebilen bir durumdur.
Davalı taraf, davacının açtığı davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin kararını inceleyerek davacının iddialarını dikkate almış ve davacı lehine bir karar verilmiştir. Yargıtay’ın bu kararı, iş yerlerinde psikolojik taciz iddialarının ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu tür davalar, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olarak da değerlendirilmektedir.
Bu karar, sadece davacı açısından değil, aynı zamanda diğer çalışanlar için de önemli bir emsal teşkil etmektedir. İşyerinde mobbing ile ilgili daha fazla bilgi için bu yazıya göz atabilirsiniz.
