Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel bir hak ihlali değil; aynı zamanda toplumsal barışı, çalışma hayatının sürdürülebilirliğini ve kurumsal verimliliği doğrudan etkileyen yapısal bir sorun alanıdır. Fiziksel, psikolojik, ekonomik, dijital ve özellikle işyerinde sistematik psikolojik taciz (mobbing) boyutlarıyla bu sorun, bütüncül ve çok paydaşlı bir mücadele yaklaşımını zorunlu kılmaktadır.
Mobbing, kadına yönelik şiddetin işyerindeki görünmeyen yüzüdür
Kadın çalışanlar, işyerlerinde;
-
Sistematik dışlama, itibarsızlaştırma ve yok sayılma,
-
Kariyer engelleme, keyfi görev değişiklikleri,
-
Sürekli eleştiri, aşağılayıcı tutum ve imalar,
-
Psikolojik baskı yoluyla istifaya zorlanma
gibi mobbing türlerine, çoğu zaman sessiz tanıklar eşliğinde maruz bırakılmaktadır. Bu tablo, hem Anayasa’da güvence altına alınan insan onuruna yakışır çalışma hakkını, hem de eşitlik ilkesini ağır biçimde ihlal etmektedir.
Devlet, işverenler ve sivil toplum için ortak sorumluluk çağrısı
Mobbing ile Mücadele Derneği olarak; kadına yönelik şiddet ve mobbingle mücadeleyi, sadece “bireysel mağduriyet dosyaları” üzerinden değil, kurumsal risk ve yönetişim başlığı altında ele alınması gereken kritik bir konu olarak görüyoruz. Bu kapsamda;
-
Kamu kurumlarına, etkin denetim, şikâyet ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi;
-
İşverenlere, işyerlerinde “sıfır tolerans” politikalarının yazılı hale getirilerek uygulanması, üst yönetim sahiplenmesiyle desteklenmesi;
-
Sendikalara ve meslek örgütlerine, mobbing ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda izleme, raporlama ve eğitim fonksiyonu üstlenmeleri;
-
Medya kuruluşlarına, nefret dili ve cinsiyetçi söylemlerden arındırılmış, hak temelli bir yayıncılık anlayışını merkeze almaları
yönünde açık çağrıda bulunuyoruz.
25 Kasım’ın ruhunu yılın her gününe yaymak zorundayız
Dünyada 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak anılırken, bizler 25 Şubat’ı, bu mücadelenin özellikle işyerlerinde görünmeyen yüzü olan mobbinge dikkat çekmek için bir farkındalık günü olarak değerlendiriyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele, takvimdeki tek bir günle sınırlanamayacak kadar acil ve hayati bir gündemdir.
Bu nedenle;
-
Mağdurların yalnız olmadığını,
-
Hukuki, psikolojik ve kurumsal destek mekanizmalarının erişilebilir olduğunu,
-
Sessiz kalmanın, şiddeti ve mobbingi yeniden üreten bir faktör olduğunu
bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Mobbing’e ve kadına yönelik her türlü şiddete karşı sıfır tolerans
Toplumun tüm kesimlerini, özellikle insan kaynakları profesyonellerini, yöneticileri, kamu otoritelerini ve iş dünyasının tüm paydaşlarını;
-
İşyeri politikalarını gözden geçirmeye,
-
Mobbing ve kadına yönelik şiddet konusunda çalışanlara düzenli eğitim vermeye,
-
Etkin, güvenli ve gizlilik esaslı başvuru–bildirim hatları oluşturmaya,
-
Mobbing mağdurlarını suçlayan değil, güçlendiren bir kurumsal kültür inşa etmeye
davet ediyoruz.
Mobbing ile Mücadele Derneği olarak; hukuki danışmanlık, psikososyal destek, eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizle, kadına yönelik şiddetin ve mobbingin her türüne karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İlhan İŞMAN
Mobbing ile Mücadele Derneği
Genel Başkanı
