17 Şubat 2026, Ufuk Üniversitesi, Ankara
Mobbing ile Mücadele Derneği’nin çağrısı üzerine Ufuk Üniversitesi ev sahipliğinde 17 Şubat 2026 tarihinde “Mobbing ile Mücadelede Hukuk” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirilmiştir. Sempozyumda sunulan tebliğler ve Türkiye Mobbing Farkındalığı Araştırması bulguları ışığında, gelecekte gerçekleştirilecek çalışmalara yön vermesi ve mobbingle mücadelenin ileriye taşınması için aşağıda sıralanan hususlar kamuoyunun bilgi ve görüşlerine sunulmaktadır.
- Mobbing çalışma yaşamında çok boyutlu bir risk oluşturmaya devam etmektedir.
- İş yükü ile baskı kurma ve kariyer gelişimini engelleme öne çıkan mobbing türleri olmakla birlikte maruz kalınan mobbing davranışları bunlarla sınırlı değildir.
- Eğitim ve sağlık sektörlerinde çalışan kadınlar mobbing riskine karşı en kırılgan gruplar arasındadır.
- Mobbinge maruz kalan her iki kişiden biri “hiçbir şey yapmadım” beyanında bulunmaktadır. Bu veri mobbing davranışlarını işyerinde normalleştirilme tehdidi barındıran kritik bir veridir.
- Mobbinge maruz kaldığının farkında olunsa da tepkisiz kalmanın tercih edilmesi farklı disiplinler tarafından incelenmesi gereken sosyolojik bir olgudur.
- Mobbingle mücadelede hak arama yollarının erişilebilir, tarafsız bir inceleme açısından güvenilir ve hesap verebilir standartlara sahip olması mağdur odaklı güçlendirme politikalarının odağını oluşturmalıdır.
- Mobbing davranışları karşısında mücadele yolunu seçtiği için daha şiddetli mobbing davranışlarına ve hak ihlallerine maruz kalan kişilerin hukuki destek süreçlerine yönlendirilmesi gerekmektedir.
- Akademi dünyasında mobbing çok yönlü olarak incelenmeli ve “Üniversite Ombudsmanlığı” modeli yaşama geçirilmelidir.
- Mobbing ile mücadelede bütüncül bir uluslararası çerçeve sunan ILO C190 Sözleşmesi Türkiye tarafından imzalanarak çalışma yaşamında şiddet ve tacizin tüm boyutları ile ortadan kaldırılmasına yönelik kararlı adımlar atılmalıdır.
- Kayıt dışı istihdam edilen, güvencesiz ve sendikasız koşullarda çalışanların maruz kaldığı mobbing davranışlarını görünür kılacak mücadele yöntemlerine ilişkin normatif düzenlemeler yaşama geçirilmelidir.
- Mobbing başvurularını inceleyen ve sonuçlandıran kurum içi idari birimlerin etik inceleme standartları belirlenmeli, şeffaflık ve hesap verebilirlik yükümlülükleri tanımlanmalıdır.
- Mobbing ile mücadelede iş ilişkilerinin özgün koşullarını gözeten mücadele model politika setleri, kurumsal şikâyet mekanizması standartları ve psikososyal risk yönetim modülleri oluşturulmalıdır.
- İş yaşamında dijitalleşmenin beraberinde getirdiği dijital riskleri gözeten, platform ekonomisinin parçalı işleyişinin çalışanların hak ve özgürlüklerini aşındıran yönlerini dikkate alan bir siber mobbingle mücadele stratejisi geliştirilmelidir.
- Sendikalar, meslek kuruluşları, üniversiteler ve diğer sosyal tarafların aktif katılımı ile mobbingle mücadelede uygulama birliğini sağlayıcı bağımsız bir denetim kuruluşu yapılanmasına gidilmeli ve bu yönde yürürlüğe girecek yasal düzenleme ile mobbing ile mücadelede müstakil bir kanun yürürlüğe girmelidir.
- Mobbing vakalarının kişi bazında profesyonel bir bakış açısıyla incelenmesi, araştırılması ve raporlanması noktasında ilgili kurumlar (Adalet Bakanlığı, MEB, dernek vb.) nezdinde sertifikalı mobbing uzmanlık eğitimleri verilmelidir.
- Adalet işkolunda çalışanların mobbinge açık şekilde konumlanmasına neden olan sosyokültürel ve yapısal sorunlar analiz edilerek, avukatlık gibi çok taraflı ilişkilerin kurulduğu mesleklerde mobbingle mücadeleye yönelik özgül stratejiler geliştirilmelidir.
- Türkiye’nin Müstakil bir Mobbing ile Mücadele Kanununa ihtiyacı var.
Kamuoyuna Saygı ile duyurulur.
