
Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
Bireysel başvuru, 11 No’lu ek Protokol ile genişletilmiş bir haktır. Bu hak, bireyler yanında hükümet dışı örgütlerle kişi gruplarına da tanınmıştır. Bireysel başvuru hakkı, sözleşmeye taraf bir devletin yargı yetkisi içinde bulunan ve sözleşmede güvence altına alınan hakların ihlal edilmesinden dolayı zarar gördüğünü iddia eden herkese tanınmıştır. Başvuruda bulunmak için hakkın ihlal edildiği devletin vatandaşı olmaya veya tam ehliyetli olmaya gerek yoktur. Sözleşme, gerçek kişiler yanında tüzel kişiliğe sahip hükümet dışı örgütlere de başvuru hakkı tanır. Hükümet dışı örgütler, yalnızca örgütün gördüğü zarar nedeniyle başvuruda bulunabilir. Avrupa Konseyi, yeterli kaynakları bulunmayan başvurucular için bir adli yardım sistemi uygulamaya koymuştur.
AİHM'e Kimler Başvurabilir?
AİHM’ye başvuru yapabilecek kişiler şunlardır:
- Gerçek kişiler, hükümet dışı kuruluşlar ve kişi grupları başvurabilir.
- Mahkemeye çocuklar da başvurabilirler. Çocuklar, ebeveynlerinin ulusal hukuk açısından yasal konumlarının uygun olması koşuluyla, ebeveynlerinden biri tarafından temsil edilebilirler.
- Mahkeme, hayatta olmayan biri adına yapılan başvuruyu kabul etmez. Ancak mirasçısı veya yakın akrabasının başvurusunu kabul edebilir.
- Başvuru sahibi dava sürecinde ölürse, mahkeme, akraba veya mirasçılarının meşru çıkarları sürüyorsa, ya da mahkeme şikayetin ‘genel bir öneme’ sahip olduğu kanısında ise dava sürdürülür.
Bireysel Başvuru Koşulları Nelerdir?
Bireysel başvuru için gerekli koşullar şunlardır:
- Sözleşmede güvenceye alınan hakların ihlali sebebiyle doğrudan ya da dolaylı olarak mağdur olma.
- Başvurucunun kimliği belli olmalıdır. Mahkeme, ancak kimliği açıkça belli olan başvuruları kabul eder. Ancak AİHM içtüzüğünün 47/3. maddesine göre, daire başkanı, istisnai ve gerçekten haklı görülebilir durumlarda kimliğin saklı tutulmasına izin verebilir.
- Daha önce Mahkeme tarafından incelenmiş bir konu ile esas itibariyle aynı olan ve yeni bilgi içermeyen başvurular dikkate alınmaz.
- Yapılacak başvurunun AİHS’de yer alan hükümlerle bağdaşması gerekir. Başvurular, sözleşme kapsamında ve Mahkemenin yetki alanı içinde olmalıdır.
Devletler Arası Başvuru Nasıl Gerçekleşir?
Devletler arası başvuru, AİHS’ye taraf olan bir devletin, sözleşmede güvence altına alınan hakların ve özgürlüklerin, sözleşmeye taraf olan bir başka devlet tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Mahkemeye şikayette bulunmasıdır. Sözleşmeyi onaylayan her devlet, zorunlu olarak devletler arası başvuru yolunu da tanımaktadır.
Bir Davanın Mahkemeye Götürülme Süreci
Mahkemeye kabul edilebilirlik koşulları şunlardır:
- Mahkeme, uluslararası hukukun genellikle tanınmış kurallara göre, iç hukuktaki bütün başvuru yolları tüketildikten sonra ve konu hakkında son kararın verilmesinden itibaren 6 ay içinde yapılan bir başvuruyu ele alabilir.
- Mahkeme, 34. maddeye göre yapılmış başvurulardan, kime ait olduğu bilinmeyen, mahkeme tarafından daha önce incelenmiş bir konuyla aynı içeriğe sahip olan ve hiçbir yeni bilgiyi içermeyen başvuruyu ele alamaz.
- Mahkemeye, Belediyeler gibi kamu kuruluşları başvuramazlar. Çünkü başvuru, ‘kamu işlevlerini yerine getiren merkezi idare dışında kalan otoriteleri’ kapsamaktadır.
- Başvuru sahibinin, iddia konusu sözleşme ihlallerinden şahsen ve doğrudan etkilenmiş olması gerekir.
AİHM'e Nasıl Başvurulabilir?
Mahkemenin resmi dilleri İngilizce ve Fransızca’dır. Başvuru, bu dillerden biriyle yapılmalıdır. Başvuru sonrasında uygun görülmesi halinde, bu dillerden farklı olarak Sözleşmeyi imzalamış olan devletlerin resmi dilleri ile de haberleşmeye imkan verilir. Türkçe de bu dillerden biridir; isterseniz siz de Türkçe başvuruda bulunabilirsiniz. Mahkemeye faksla veya elektronik posta ile yapılacak başvurular, daha sonra posta ile gönderilecek başvuru metniyle teyit edilmedikçe geçerli sayılmayacaktır. Şikayetinizi sözlü olarak açıklamak için Strasbourg’a bizzat gitmenize gerek yoktur.
Mahkemeye Başvuru
Başvuru dilekçe ile yapılır. Dilekçe matbu olup şunları içerir:
- Başvuranın kimlik bilgileri
- İlgili olgu ve ulusal sürecin özeti (Devlet makamlarınca bu konu ile ilgili olarak verilmiş bulunan kararların listesi, her kararın tarihi, kararı veren makam ile kararın kısa özeti)
- İhlal edilen sözleşme maddeleri
- Başvuru imzalı olmalıdır.
- Başvurunun bir avukat aracılığıyla yapılmasına gerek yoktur.
- Bir mahkeme masrafı söz konusu değildir.
- İlk dilekçe faks ile de gönderilebilir.
- İlk dilekçedeki tarih, şikayetin bildirim tarihidir.
AİHM'de Hangi Başvurular Kabul Edilmez?
AİHM’ye başvuru yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar:
- İç hukuk yolları tüketilmeden ve ulusal mahkemelerde verilen nihai kararın üzerinden 6 ay geçmeden mahkemeye başvuru yapılamaz.
- Mahkemece daha önce incelenmiş, uluslararası bir başka soruşturma ve çözüm organına sunulmuş başvurunun konusuyla esas olarak aynı olan başvurular kabul edilmez.
- Başvurunun açık dayanaktan yoksun olmaması gerekir.
- Başvuru hakkının suistimali söz konusu olmamalıdır.
- Mahkeme, yargılamanın her aşamasında başvuruyu kabul edilemez ilan edebilir.
- Başvuru sahibinin milliyeti ve ikametgahının sözleşmeye taraf bir ülkede olup olmamasının başvuruda bir önemi yoktur.
AİHM'e Belediye Gibi Kamu Kuruluşları Başvurabilir mi?
Mahkemeye Belediyeler gibi kamu kuruluşları başvuramazlar. Çünkü başvuru, ‘kamu işlevlerini yerine getiren merkezi idare dışında kalan otoriteleri’ kapsamaktadır. Başvuru sahibinin iddia konusu sözleşme ihlallerinden şahsen ve doğrudan etkilenmiş olması gerekir.
Davanın Kaydı ve İncelenmesi
Mahkeme geçici bir dosya açar. Mahkeme Yazı İşleri’ne mensup bir hukukçu, cevabını bir başvuru formu ve yetki formu ile birlikte bildirir. Başvuru ve yetki formu altı hafta içinde tamamlanarak mahkemeye gönderilmelidir. Bu aşamada adli yardım almak mümkün değildir. Tamamlanmış formun alınmasıyla başvuru formu kayda geçirilir. Yapılan başvurunun kabul edilip edilmeyeceği ‘kabul edilebilirlik koşulları çerçevesinde’ mahkeme tarafından değerlendirilir. Başvuru kabul edilmezse incelenmez ve dava sona erer. Bireysel başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı komiteler tarafından oy birliği ile alınır. Başvurunun kabul edilebilirliği esası hakkında daire karar verir. Başvurular kaydedildikten sonra her dava için ilk incelemeyi yapmak üzere ‘raportör yargıçlar’ atanır. Mahkeme ya bu başvurunun kabul edilemez olduğunu ilan eder ya da davalı hükümet ile yazışma yoluna girer. Bu süreçte hükümetten belli sorulara yanıt vermesi istenir.
Olguların Saptanması
Bu aşamada iddia edilen olaylar saptanmaya çalışılır. Taraflarca Mahkemeye sunulan görüş ve kanıtlardan yararlanma yoluna gidilir ve gerekirse başvuruya ilişkin ek bilgi istenebilir.
Dostane Çözüm
Mahkemenin başvuruyu kabul edilebilir bulduğunu açıklaması halinde, sorunun taraflar arasında insan haklarına saygı esasına dayanan dostane bir çözüme kavuşturulması amacıyla çaba gösterir. Dostane bir çözüme varılacak olursa, Mahkeme olayların kısa bir özetini ve ulaşılan sonucu kapsayan bir karar verdikten sonra dava kayıt listesinden silinir. Dostça bir çözüm yoluna gidilemezse Mahkeme, Sözleşmenin davalı devletçe ihlal edilip edilmediğine bakar.
Karar
Kararlar gerekçelidir. Mahkeme, Sözleşmenin ya da ona bağlı Protokollerin ihlal edildiğini tespit ederse ve ilgili sözleşmeci tarafın iç hukuku bunu ancak kısmen giderme olayı veriyorsa, zarar gören tarafa adil bir karşılık hükmedebilir. Bunun yanı sıra, davalı devlet maddi ve manevi tazminat ve ayrıca dava masrafları ile avukatlık ücretlerinin ödenmesi yaptırımına bağlanabilir.
Kararların Uygulanması
AİHM’nin verdiği nihai kararlara davaya taraf olan devletler uymak zorundadır. Yani kararlar taraf devletler için bağlayıcı niteliktedir. Mahkemenin son kararı Bakanlar Komitesi’ne gönderilir. Komite, kararların yerine getirilmesini gözetir.
