Mobbing ve Katı Hiyerarşi
Mobbingin en çok uygulandığı kuruluşlar ile ilgili yapılan araştırmalar, organizasyon yapısının temel etkenlerden biri olduğunu göstermektedir. Mükemmeliyetçi bir yapı oluşturan kurumlar, mobbing sıklığının ve şiddetinin yaygın olduğu yerlerdir.
Katı iş disiplini uygulanan kuruluşlarda psikolojik taciz, normal olağan ve idari işlem yapılıyormuş gibi gösterilmektedir. Mükemmeliyetçilik adına yapılan bu psikolojik taciz, masum bir uygulama olarak kabul edilmekte; mağdurun itiraz etmesi durumunda ise geçimsiz ve uyumsuz olarak damgalanmaktadır.
Geçimsiz ve uyumsuz damgasını yiyen mağdur, kendisini en haklı olduğu durumlarda bile anlatamamakta ve disiplin suçu oluşturmayan davranışları da disiplin suçuymuş gibi gösterilmektedir. Bu süreç, mağdurun işyerinden atılması veya pes etmesi için bir olaylar sarmalı içinde bocalamasına neden olmaktadır.
Mobbing Mağdurlarının Karşılaştığı Zorluklar
Bu işyerlerinde mobbing mağdurları, yapılan psikolojik tacize kolay kolay karşı koyamamaktadır. Bunun nedenleri arasında, şikâyet ve müracaat yolunu kullanamama korkusu bulunmaktadır. Şikâyetlerin dikkate alınmaması, başkalarının başına gelenlerin kendisinin de başına geleceği düşüncesi, mağduru daha da çaresiz bırakmaktadır.
Mağdurun şikâyeti bile disiplin suçu olarak kabul edilmektedir. İtiraz eden mağdur, hemen mercek altına alınmakta ve yöneticilerin otoritesine başkaldıran biri olarak lanse edilmektedir. Kuruluşta yöneticiler ve politikalar mükemmel olarak kabul edildiği için mobbing olaylarının meydana gelebileceği öngörülmez.
Mobbingi yapan yöneticiler veya gruplar, mağdura karşı anında cephe oluşturmakta ve mağdur yalnız kalmaktadır. Bu durum, mağdurun çözümsüz kalmasına neden olmakta ve zorbaların iştahını kabartmaktadır. Tanıklar da mağdur üzerinden gözdağı almakta ve olayın seyircisi olmaktadır.
Kuruluşların Mobbing Üzerindeki Etkisi
Hiçbir sistem ya da kişi mükemmel değildir. Mobbingin meydana gelmesine en çok zemin hazırlayan, bu anlayışın hâkim olduğu kuruluşlardır. Her kuruluş, ister özel ister kamu, iş disiplini isteyecektir. Ancak, iş disiplini adıyla kişiselleştirilmiş eylem ve uygulamaları karıştırmamak gerekir.
Mobbingi disiplin ve ceza hukukundan ayıran çizgi, tam da bu noktada başlamaktadır. İş ve kuruluş disiplini şarttır; ancak kişilik sorunu olan, duygusal zeka yoksunu kişiler, psikolojik taciz uyguladıklarında bu durum insan haklarına aykırıdır.
Mağdurlar, ruhsal yönden çökmekte ve psikosomatik hastalıklara maruz kalmaktadır. Aileleri de bu durumdan etkilenmektedir. Mobbing nedeniyle yaşanan ruhsal ve fiziksel zararlar, intihar ve cinayetlere kadar gidebilmektedir. Mağdurların verimliliği düşmekte, ilaç maliyetleri ve mahkeme masrafları artmaktadır.
Mobbing uygulanan kurumlar da büyük zarar görmektedir. Yetkin bir çalışanı kaybetmek, kurum açısından büyük bir kayıptır. Bu durumlarda mağdurlara, delil toplamaları ve en yakın yöneticilerine şikâyette bulunmaları tavsiye edilmektedir. Ancak, olayın başında önü kesilen mağdur, korkuya kapılmakta ve mağduriyeti iki katına çıkmaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak, mobbing bir insanı ve kurumu telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi kayıplara uğratır. Bu durum, her şeyden önce bir insan hakları ihlalidir. Hangi kurumda yaşanırsa yaşansın, hafife almak veya görmezden gelmek kimseye yarar sağlamaz. Aksine, kalıcı zararlara neden olur.
Haydi, hep birlikte ülkemiz için, insanlık için, mobbingin farkına varalım ve hayır diyelim. Bu konuda daha fazla bilgi için Eski Dekan, Prof.Dr. İsmail Hakkı Nur 9 soruşturmanın ardından Kayseri Mobbing Temsilcisi Oldu.
Ayrıca, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği gibi kuruluşlar, bu konuda önemli çalışmalar yapmaktadır. Mobbing ile mücadele etmek için daha fazla bilgiye ihtiyaç var. Adı adalet! başlıklı yazımızda da bu konuyu ele alıyoruz.

