RTE Üniversitesi'nde Mobbing Olayı

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde üç yıldır İngilizce öğretmeni olarak görev yapan İngiltereli okutman Wendy Mary Kasap, “İngiliz casusu” ve “misyoner” olduğu iddiasıyla üniversiteye alınmadı.

RİZE – İngiltereli okutman Wendy Mary Kasap, üç yıldır İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ne “İngiliz casusu” ve “misyoner” olduğu iddiasıyla alınmadı.

Wendy Mary Kasap, dün sabah okulun girişinde özel güvenlik elemanları tarafından engellendi. Yetkililerce görevine son verildiği belirtildi ve içeri alınmadı.

Kasap, “Bunlar komedi. Rektör çok yanlış konuşuyor. Kendisi ilahiyat profesörü ama yalan konuşuyor. Yargı yoluna başvurarak hakkımı arayacağım” dedi.

Wendy Mary Kasap, hakkında “casus” olduğu yönünde dedikodular yapıldığını, bunun kendisini üzdüğünü ifade ederek, “Karadeniz Teknik Üniversitesi kütüphanesinden arkeoloji alanında bir kitabın çevirisini yaparak üniversite matbaasında çoğaltıp dağıttım. Kitapla ilgili misyonerlik yaptığım iddia ediliyor. Keşke o kitabı buradaki akademisyenler İngilizce okuyup anlayabilseler” dedi.

Mobbing ve Akademik Özgürlük

Wendy Mary Kasap’ın yaşadığı durum, yalnızca bireysel bir olayı değil, aynı zamanda akademik dünyada mobbing (işyerinde psikolojik taciz) kavramının nasıl tezahür edebileceğine dair önemli bir örnek teşkil etmektedir. Mobbing, bir çalışanın iş yerinde, çeşitli şekillerde sistematik bir şekilde hedef alınmasıdır. Bu durum, mağdurun psikolojik sağlığı üzerinde ağır sonuçlar doğurabilir ve iş verimliliğini de olumsuz etkileyebilir.

Türkiye’deki birçok üniversitede, mobbing iddiaları sıklıkla gündeme gelmekte; ancak bu tür durumların araştırılması ve çözülmesi gereken önemli bir sorun olarak ele alınmamaktadır.

Araştırmalara göre, Türkiye’deki akademik kadrolarda mobbing, hem öğretim üyeleri hem de akademik personel arasında yaygın bir sorundur. Örneğin, bir çalışmada, öğretim üyelerinin %35’inin iş yerinde mobbing mağduru olduğu tespit edilmiştir (Yılmaz, 2020). Bu durum, akademik çevrelerde oluşturduğu olumsuz atmosfer ile birlikte, eğitim kalitesini de tehdit eden bir faktör haline gelmektedir.

Mobbing, çoğu zaman psikolojik baskı, dışlama, dedikodu yapma gibi yöntemlerle kendini gösterirken, mağdurlar üzerinde stres, kaygı ve depresyon gibi olumsuz etkiler yaratmaktadır.

Akademik Özgürlük ve Mobbing

Wendy Mary Kasap’ın durumu, akademik özgürlüğün ve bireylerin haklarının ihlaline dair önemli bir tartışma başlatabilir. Kasap’ın “İngiliz casusu” olarak damgalanması, onun akademik kariyerine ve kişisel yaşamına zarar vermekle kalmayıp, aynı zamanda diğer akademisyenler için de bir uyarı niteliği taşımaktadır.

Mobbing mağdurları, güven ortamının olmadığı bir iş yerinde kendilerini yalnız ve çaresiz hissedebilirler. Bu tür bir ortamda çalışmanın, bireylerin yaratıcı potansiyellerini ve akademik katkılarını ciddi şekilde azalttığı bilinmektedir.

Kasap, yaşadığı durumu yargıya taşıma kararı alarak, hukuki bir süreç başlatacağını ifade etmiştir.

Mobbing'in Kurumsal Etkileri

Mobbing, yalnızca bireylerin psikolojik sağlığını tehdit eden bir olgu değil, aynı zamanda akademik kurumların işleyişine de ciddi zararlar verebilmektedir. Araştırmalara göre, mobbingin yaygın olduğu ortamlarda çalışanların iş tatmini düşmekte ve bu durum, kurumsal bağlılığı da zayıflatmaktadır.

Türkiye’de yapılan bir başka çalışmada, öğretim üyelerinin %40’ının işyerinde sık sık stres yaşadığı ve bu stresin büyük bir kısmının mobbing kaynaklı olduğu belirlenmiştir (Aydın, 2021). Bu tür istatistikler, üniversitelerdeki çalışma ortamlarının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Akademik Kurumlarda İletişim Kültürü

Wendy Mary Kasap’ın durumu, aynı zamanda akademik özgürlükler açısından da bir tartışma konusu oluşturmaktadır. Akademik özgürlük, araştırma ve öğretim faaliyetlerinde bireylerin özgürce düşünme, ifade etme ve bu doğrultuda çalışma yapma hakkını kapsar. Ancak, mobbing uygulamaları bu özgürlükleri ciddi şekilde kısıtlayabilir.

Örneğin, bir akademisyenin fikirleri ve çalışmalarının hedef alınması, sadece o kişinin kariyerini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda kurumun genel akademik atmosferine de olumsuz yansımalar yapar. Bu durumun önüne geçmek için, üniversitelerin çalışanlarına yönelik psikolojik destek mekanizmaları oluşturmaları ve mobbing vakalarını ciddiyetle ele almaları gerekmektedir.

Mobbing mağdurlarının karşılaştığı durumlar, çoğu zaman yalnızlık ve çaresizlik hissiyle birleşmektedir. Wendy Mary Kasap gibi bireyler, yaşadıkları olumsuzluklar karşısında yalnız kalmakta ve destek arayışları genellikle sonuçsuz kalmaktadır.

Bu tür bir ortamda, akademik kariyerlerini sürdüren birçok birey, kendilerini ifade etme konusunda çekimser davranmakta ve bu durum, akademik dünyadaki çeşitliliği zayıflatmaktadır. Akademik kurumlar, bu tür olumsuzlukların önüne geçmek için, etkili bir iletişim kültürü geliştirmeli ve çalışanların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak adına uygun politikalar oluşturmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası