Toplantının Amacı ve Katılımcılar
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca ayrımcılık yasağıyla ilgili konularda sorunları ve çözüm önerilerini tartışma amacıyla teşekkül ettirilen İstişare Komisyonunun ikinci toplantısı 13 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirildi.
Akademisyenler, STK’lar ve kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin de hazır bulunduğu program, TİHEK Başkanı Prof. Dr. Muharrem Kılıç’ın açış konuşmasıyla başladı.
Toplantı Çıktıları ve Mobbing ile Mücadele
Toplantının ilk oturumunda, 18 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirilen ilk toplantının çıktıları değerlendirildi. Mobbing ile mücadele, yabancı düşmanlığı ve nefret söylemi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
Derneğimizi temsilen Genel Başkan İlhan İşman, toplantıda söz alarak Alo 170 verilerini gündeme getirdi. Bu verilerin özellikle TİHEK tarafından ilgili kurum ve kuruluşlara sorulmasının mobbing farkındalığını artıracağını bildirdi.
Ülkemizde mobbing konusunda hiç vakit geçirilmeden müstakil bir kanunun gerekliliğini vurguladı. Mobbing ile Mücadele Haftası etkinlikleri konusunda bilgi veren İlhan İşman, Mobbing ile Mücadele Kararlılık Beyanını İstişare Komisyonu üyelerinin dikkatine sundu.
ILO’nun 190 Sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi’nin ülkemiz tarafından da imzalanması için açık çağrı yaptı ve TİHEK’in de bu konuda tavsiye kararı vermesi gerektiğini dile getirdi.
Yasal Çerçeve: Ayrımcılık ve Mobbing ile Mücadele
Türkiye’de ayrımcılık karşıtı yasal çerçeve, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile belirlenmiştir. Bu kanunun 1. maddesi, herkesin eşit haklara sahip olduğunu ve hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaması gerektiğini vurgular.
Ayrıca, 2. maddede, ayrımcılığın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı ifade edilmektedir. Bu bağlamda, mobbing, bir tür ayrımcılık olarak kabul edilmekte ve bu tür davranışların önlenmesine yönelik yasal düzenlemelerin geliştirilmesi önem arz etmektedir.
Kapsam: Kimleri ve Neleri Kapsıyor?
TİHEK tarafından oluşturulan İstişare Komisyonu, yalnızca kamu kurumlarını değil, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarını (STK) ve akademik çevreleri de kapsayan geniş bir yelpazeye hitap etmektedir.
Bu durum, farklı bakış açıları ve uzmanlıkların bir araya gelerek ayrımcılık ve mobbingle mücadelede daha etkili stratejiler geliştirilmesine olanak tanımaktadır. Mobbing, iş yerinde psikolojik taciz olarak tanımlanmakta ve bu tür davranışlar, bireylerin ruhsal ve fiziksel sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
İlgili mevzuatta, işverenlerin çalışanlarını koruma yükümlülüğü de açıkça belirtilmektedir.
Ayrımcılık Yasağı ve Mobbing
Ayrımcılık yasağı ile ilgili mevzuat, bireylerin cinsiyet, yaş, etnik köken, engellilik durumu gibi çeşitli özellikleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmamalarını teminat altına alır. Mobbing açısından, iş yerinde haksız yere dışlanma, hedef gösterme, sürekli eleştiri veya psikolojik baskı gibi davranışlar, bu tanımın içerisine girmektedir.
İlgili yasal düzenlemeler, bu tür davranışların önlenmesi için hangi adımların atılması gerektiğini net bir biçimde ortaya koymaktadır.
Uygulama: Nasıl Uygulanacak?
Uygulama aşamasında, işverenlerin çalışanlarına karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve mobbing ile mücadele için gerekli adımları atması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Acar Hakimlere Mobbingi Sordu yazımızda daha fazla bilgi bulabilirsiniz.
Öte yandan, TBMM’de Kadın Suskunluğu konusunu da ele alarak, ayrımcılıkla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulamak önemlidir.
Son olarak, İzmir Temsilciliğimizin Etkinliği ile ilgili detaylar, ayrımcılıkla mücadeledeki çalışmalarımızı desteklemektedir.



