Danıştay'dan Örnek Karar

Danıştay 1. Dairesi, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Gönül Balkır’ın hem psikolojik baskı (mobbing), hem de koruyup kollama eylemlerinden ötürü ”görevini kötüye kullanmak” suçundan ceza mahkemesinde yargılanmasına karar verdi.

Kocaeli Üniversitesinde (KOÜ) görevli Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çakır, 2008 yılında Kırgızistan’daki bir kongreye katılmak için yaptığı başvurunun görüşüldüğü Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu toplantısında Balkır ve Mehmet Bahtiyar’ın çekimser oy kullandığını ve bunun Yükseköğretim Kanunu’na aykırı olduğunu belirterek 2009’un mart ayında Kocaeli Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.

Söz konusu şikayet dilekçesinde ”kendisine psikolojik baskı yapılmak amacıyla yurt dışına gönderilmediğini” iddia eden Çakır, öte yandan Balkır’ın suç işlemelerine karşın kendisine yakın kişileri koruyup kolladığını öne sürdü.

Cumhuriyet savcılığının, ilgili yasalar uyarınca soruşturma izni verilmesi için şikayet dilekçesinin gönderilmesi üzerine YÖK olayla ilgili inceleme başlattı.

YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Ahmet Gümüş’ün hazırladığı inceleme raporunda, ”psikolojik baskı” ve ”koruyup kollama” iddialarından dolayı Prof. Dr. Zehra Gönül Balkır hakkında KOÜ Rektörlüğünce iki farklı ceza soruşturulması açılması uygun görüldü.

Bunun üzerine KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu başkanlığında oluşturulan yetkili kurulun, her iki soruşturmada da Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu üyelerinden Balkır ve Bahtiyar hakkında ”men-i muhakeme kararı” vermesi üzerine Çakır, bu kararların kaldırılması için Danıştay’a başvurdu.

”Psikolojik baskı” konusundaki soruşturmayla ilgili başvuruyu inceleyerek karar bağlayan Danıştay 1. Dairesi, ilgili yasa gereğince fakülte yönetim kurulunda her üyenin ”kabul” ya da ”ret” oyu kullanmak zorunda olduğunu hatırlattı.

Daire, Çakır’ın Kırgızistan’daki bilimsel toplantıya yolluk ve yevmiyeli olarak katılmasına ilişkin yaptığı başvurunun görüşüldüğü kurul toplantısında ”çekimser” oy kullanan Balkır ve Bahtiyar’ın Yükseköğretim Kanunu’nun 61. Maddesine aykırı hareket ettiğine karar verdi.

Balkır ve Bahtiyar hakkında kamu davası açılması konusunda yeterli şüphe oluştuğundan KOÜ Rektörlüğünce oluşturulan yetkili kurulun aldığı ”şüphelilerin men-i muhakemelerine” ilişkin kararı bozan Daire, şüphelilerin ”Görevi kötüye kullanmak” suçundan Kocaeli Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanmalarını kararlaştırdı.

Mobbing ile Mücadelede Yasal Çerçeve

Mobbing, işyerinde yalnızca psikolojik bir taciz biçimi değil, aynı zamanda çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlıklarını da olumsuz etkileyen bir sorundur. Bu bağlamda, Danıştay’ın verdiği karar, mobbing iddialarının ciddiyetini ve bu tür durumların yasal çerçevede nasıl ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Mobbing, sadece bir çalışanın kariyerini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda iş ortamını da toksik hale getirir. Bu nedenle, işverenlerin bu tür davranışlara karşı takınacakları tutum büyük bir önem taşımaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, mobbing eylemlerinin önlenmesi ve mağdurlarının korunması açısından önemli yasal düzenlemeleri içermektedir. İş Kanunu’nun 5. maddesi, işverenin çalışanlarının işyerindeki psikolojik güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtirken, Türk Borçlar Kanunu’nda haksız yere işten çıkarılan çalışanların tazminat talepleri düzenlenmektedir. Mobbing mağdurları, bu yasalar çerçevesinde haklarını aramak için hukuki yolları kullanma hakkına sahiptir.

Mobbing Davalarında Uygulama

Mobbing davalarında, mağdurların yaşadığı olayların belgelenmesi ve tanık ifadelerinin toplanması büyük önem taşır. Örneğin, bir çalışanın iş yerinde maruz kaldığı psikolojik baskıları kanıtlamak için e-postalar, mesajlar veya diğer yazılı belgeler delil olarak kullanılabilir. Ayrıca, iş yerindeki diğer çalışanların tanıklıkları da durumu destekleyici nitelikte olacaktır. Bu tür belgelerin toplanması, hukuki süreçte mağdurun haklarını savunabilmesi için kritik bir adımdır.

Mobbing Mağdurlarının Hakları

Mobbing mağdurları, işverenlerine karşı hukuki yollara başvurarak haklarını aramakta serbesttir. İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu, işçilerin bu tür eylemlere karşı korunmasını amaçlamakta, işverenlerin de bu tür davranışlara karşı sorumluluklarını net bir şekilde belirlemektedir. Mobbing mağdurları, işyerinde maruz kaldıkları haksızlıkları hukuki yollarla tazmin etme hakkına sahiptir. Daha fazla bilgi için Acar Hakimlere Mobbingi Sordu yazımıza göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası