Mobbing ve Akademik Dünyada Etkileri
Dünya dönüyor ama mobbing durmuyor. Dünyadaki ülke sayısı çeşitli kriterlere göre değişmektedir. Burada ülke sayısı olarak biz 213 ülkeyi baz alacağız. Şunu merak ediyorum: Dünyada 213 ülke içinde üniversitelerinde Türkiye’deki üniversitelerde meydana gelen sorunların bir benzerinin yaşandığı bir ülke var mıdır? Ben olmadığını düşünenlerdenim. Bizim üniversitelerimizde ilim üretmek yerine sorun üretiliyor.
Mobbing ile Mücadele Derneğine başvuran binlerce akademisyen ya da öğretim görevlisi kendilerine mobbing yapıldığını iddia ediyor. Biz yapılan başvuruların iddia olmadığına ve gerçek olduğuna inanıyoruz. Yöneticiler başta olmak üzere meslektaşları, bazen astları tarafından akıl almaz hile, tuzak ve manevralarla öğretim elemanlarına (akademisyen ve öğretim görevlileri) mobbing yapıldığını biliyoruz.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu (13 ve 53. maddeleri), 4483 sayılı EMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN ve Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği, üniversite yönetimlerinin adeta mobbing silahı haline gelmiştir. Üniversitelerde öğretim elemanları, 28 Şubat Sürecinden daha fazla ve bugüne kadar hiç olmadığı kadar siyasallaşmış ve hiç olmadığı kadar gruplaşmalara sahne olmaktadır.
Bizdensin ya da değilsin, değilsen ya eğil ya da defol. Bir profesör niye ağlar, bir doçent niye ağlar, niye intihar eder? Rektörlerin, dekanların, bölüm başkanlarının, bunların yardımcılarının ve yandaşlarının psikolojik şiddeti altında bilim üretmek mümkün değil. Akademisyenlik, tarafsızlığı, saydamlığı, ölçülülüğü, özgürlüğü, idealistliği ve dürüstlüğü gerektirir.
Bana bütün rektörler, dekanlar, enstitü müdürleri, yüksekokul müdürleri ve bölüm başkanları ile bunların yardımcıları kızmasın. Genelleme yaparak bu unvana sahip olanların hepsinin mobbing yaptığını iddia etmiyorum. Benim sözüm mobbing yapana, yapmayanı tebrik ve takdir ediyorum.
Öğretim elemanlarının maruz kaldığı mobbing sadece bu kişileri ve ailelerini etkilemekle kalmıyor, öğrencileri de etkiliyor. Bir öğretim elemanının Türkiye’ye maliyetini hiç düşündünüz mü? Bu israf, TMO’nun son aylarda panolarda reklamlaştırdığı ekmek israfından bin kere daha fazladır. Mobbing vasıtasıyla akademik yolsuzluk yapılmaktadır. Akademik yolsuzluk da ne demeyin? Öğretim elemanlarının başarısını, huzurunu, mutluluğunu, idealistliğini ve çalışma azmini yok eden zorbalar (mobbing yapanlar) gerçekten akademik yolsuzluk yapmaktadırlar.
Bir akademisyenin parasını çalsanız bunun telafisi mümkün ve işlenen fiil şahsa karşıdır. Ancak o akademisyenin başarısını, huzurunu, mutluluğunu, idealistliğini ve çalışma azmini yok ederseniz bunun adı akademik yolsuzluktur. İşlenen fiilin kapsamı bireysel olmakla birlikte kamuya karşı da işlenmiş bir suç olur.
Binlerce öğretim elemanı ile konuştum. Mağdur başvuru formunu veya mailini okudum. Bu mesleği seçtiğime bin pişmanım diyenlerin oranı %80. Ne güzel değil mi? Biz yorgun, üzgün, bezgin, yılgın ve keşke diyen öğretim elemanları ile ilim üreteceğiz, öyle mi? Yanılıyorsunuz, ilim değil film bile üretemeyiz.
Bir akademisyen aradı bugün; Hüseyin Bey, yaşadıklarıma inanamıyorum, dün oturdum ağladım dedi. Hocanın yazdıkları çok uzun ama alın bir kesinti. Bunu yapan rektör. İsminin başında Prof. Dr. yazıyor. ‘Bana yapılan mobbing süreklilik arz ediyor. Şahsımla ilgili soruşturmalar açılıyor ve sınav görevleri verilmiyor, zimmetli bilgisayarım elimden alındı, kampüse girişim defalarca engellendi, odam zorbalıkla boşaltıldı, çalışma odamın kapı kilidi değiştirildi, izinsiz olarak odama girilip şahsi eşyalarım karıştırıldı…’ Binlerce öykü var. Bu ülkede akademik çevrede sahiden neler oluyor?
Öğretim elemanlarının mobbing sorunu var. Ya mali sorunları. Dünyada öğretim elemanlarına en az ücret veren ülkelerin liste başıyız. Bütün öğretim elemanlarına sesleniyorum: İşinizin bir bacağı araştırmak, ikinci bacağı derse girmek. Hadi araştırın ve görün. Türkiye büyüklüğündeki ve kalkınmışlık seviyesine sahip ülkeler ile Türkiye kıyaslaması yapın. Ekonomik, sosyal, bilimsel imkan ve fırsatlar açısından ve üretilen ilim açısından bir kıyaslama yapın. Şok yaşayacaksınız.
Haydi öğretim elemanları, sizden bekleneni yapın, birlik olun, haksızlıklara sessiz kalmayın, bilimin gereğini yapın. Bu ülke ya sizinle kalkınacak ve var olacak ya da sizi yok edenler veya susturanlar bu ülkeyi de yok edecekler.
Sayın Cumhurbaşkanı, sayın Başbakan ve sayın YÖK başkanına öğretim elemanlarının çığlığını duyun lütfen. Daha fazla bilgi için iş yerinde psikolojik taciz yazımıza göz atabilirsiniz.
Birleşmiş Milletler’e (UN) üye ülke sayısı: 193. Uluslararası Futbol Federasyonu’na (FIFA) kayıtlı ülke sayısı: 209. Uluslararası Basketbol Federasyonu’na (FIBA) kayıtlı ülke sayısı: 213. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) kayıtlı ülke sayısı: 194. (Güncelleme: 29.10.2011) Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) kayıtlı ülke sayısı: 157. UNICEF’e kayıtlı ülke sayısı: 189. (UNICEF’in aktif olmadığı ülke sayısı: 9) Dünya Bankası’na üye ülke sayısı: 185. Not: Ülke sayıları ile ilgili bilgiler merakname editörleri tarafından örgütlerin kendi web sitelerinden edinilmiş ve 28 Eylül 2012 tarihinde güncellenmiştir. Daha fazla bilgi için Mobbing nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.
Bu yazıda ele alınan konular, mobbing ve onun akademik dünyadaki etkileri üzerine önemli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca, mobbing sağlığı bozuyor başlıklı yazımızda daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

