Mobbing Davası Süreci

Ege Üniversitesi (E.Ü) Fen Fakültesi Dekanlığında 1992 yılından bu yana ayniyat memuru olarak çalışan Öztürk, Kasım 2008 tarihinden itibaren yeni dekanlık yönetiminin kendisine uyguladığı psikolojik taciz sonucu kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Prof. Dr. Nadide Kazancı hakkında 10 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

Davacı, dava dilekçesini, avukatı Sercan Durdu aracılığıyla, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine verdi. Dilekçede, hiçbir neden bulunmaksızın müvekkil Emine Öztürk’ün e-devlet şifresinin pasif hale getirilerek işini yapmasına engel olunduğu, yapması gereken işin engellendiği, dekan tarafından kendisine hakaret edildiği, Öztürk hakkında idari soruşturmalar açıldığı belirtilerek, yaşananlar sonucu Öztürk’ün ruh ve beden sağlığının bozulduğu, aile hekiminin kendisine antidepresan ilaç ve 30 günlük rapor verdiği ileri sürüldü.

Verilen görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getiren Öztürk’e davalı tarafından 2010 yılı için ‘olumsuz sicil’ verildiği belirtilen dilekçede, şu görüşlere yer verildi: ‘Müvekkilimin kişilik haklarını tahrip edilmiş olması bir yana ruh ve beden sağlığı da bozulmuştur. Mobbing bir terim olarak yasalarımızda düzenlenmemiş olsa dahi, böyle ağır bir insan hakkı ihlali neticesinde müvekkilimin ruh ve beden sağlığının bozulmuş olması TCK kapsamında suç oluşturmaktadır.’

Davalı, yöneticilik sıfatını kötü niyetli olarak, müvekkilimin kişilik haklarını zedelemek amacıyla kullanmıştır. Davalı, davacı müvekkilime mobbing uygulamış ve şu anda da buna devam etmektedir. Müvekkilimin yaşamış olduğu ruhsal ve bedensel eziyetlerin telafisi olmayacaktır. Ancak kendisinin acısının bir nebze olsun giderilmesi ve kendi durumunda olan mağdurlara emsal ve yol gösterici olmak üzere, kişilik hakları ihlal edilen müvekkil lehine 10 bin liralık manevi tazminat talepli davamızın kabulüne karar verilmesi talep etmekteyiz.’

Prof. Dr. Nadide Kazancı'nın Yanıtı

Prof. Dr. Nadide Kazancı ise fakültede davacı hakkında bazı disiplin soruşturmaları açıldığını, tazminat davasına ilişkin kendisine herhangi bir resmi evrakın gelmediğini, belge ve bilgi eline ulaştıktan sonra kendisinin de yasal haklarını kullanacağını söyledi.

Mobbing'in Ciddiyeti

Bu davanın temel amacı, çalışma hayatında karşılaşılan mobbing olgularının hukuki boyutunu gözler önüne sermek ve mağdurların yaşadığı travmanın ciddiyetine dikkat çekmektir. Mobbing, iş yerinde psikolojik taciz olarak tanımlanmakta ve kurbanlarının ruhsal sağlığını olumsuz etkileyen bir durumdur. Bu tür uygulamalar, bireylerin iş performanslarını, sosyal ilişkilerini ve genel yaşam kalitelerini derinden etkileyebilir. Öztürk’ün davası, bu tür davranışların yasal sonuçlarını ve toplumsal etkilerini anlamak açısından önem taşımaktadır.

Belgeleme ve Hukuki Süreç

Öztürk, maruz kaldığı durumları belgelemek amacıyla, avukatı aracılığıyla dava dilekçesi hazırlamıştır. Bu süreçte, e-devlet şifresinin pasif hale getirilmesi gibi somut örnekler, mobbing davranışlarının nasıl sistematik bir şekilde uygulandığını göstermektedir. Ayrıca, Öztürk’ün ruhsal sağlığını etkileyen bu durumla ilgili aile hekiminin verdiği antidepresan ilaç ve 30 günlük rapor, yaşanan psikolojik tacizin ciddiyetini ortaya koymaktadır. Bu tür belgeler, davanın güçlendirilmesine yardımcı olmakta ve mahkeme sürecinde önemli birer delil niteliği taşımaktadır. Benzer durumlarda, mağdurların kendi haklarını koruyabilmeleri adına, yaşadıkları olumsuzlukları belgelemesi ve bu belgelerle hukuki sürece dahil olmaları büyük önem taşımaktadır.

Mobbing'in Etkileri

Dava dilekçesinde, Öztürk’ün ruh ve beden sağlığının bozulmasının yanı sıra, 2010 yılı için kendisine verilen ‘olumsuz sicil’ gibi olumsuz geri bildirimler de yer almaktadır. Bu duruma dair araştırmalar, mobbing mağdurlarının %40’ının ruhsal bozukluklar yaşadığını ve %30’unun işten ayrılma ya da devamsızlık gibi davranışlar sergilediğini göstermektedir (Şen, 2021). Mobbing uygulamalarının, yalnızca bireyler üzerinde değil, aynı zamanda iş yerlerinde genel bir verimlilik düşüklüğüne de yol açtığı bilinmektedir.

Mobbing'in Toplumsal Boyutu

Öztürk’ün davası, mobbingin sadece bireysel bir sorun olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu da gözler önüne sermektedir. Bu tür davalar, işyerinde psikolojik taciz ile mücadelede önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Mobbing ile ilgili daha fazla bilgi için mobbing nedir yazımıza göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası