Mobbingder Üyesi Dr. Vehbi Caner ÖCAL'ın Mücadelesi

Mobbingder üyesi Dr. Vehbi Caner ÖCAL, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığında mimar olarak çalışmaktadır. Uzun bir süredir idarenin çeşitli suni bahaneleriyle mobbinge maruz bırakılan üyemiz, kendisine karşı yapılan hukuka aykırı işlemlere karşı yargıda mücadele vermektedir. Dr. Vehbi Caner ÖCAL’ın verdiği mücadele Mobbingder Genel Merkezi tarafından da yakından takip edilmektedir.

İzmir İdare Mahkemesi Kararları

Daha önce de İzmir Büyükşehir Belediyesinin 15.11.2013 tarihli ve 17/837 sayılı dava konusu işlemini değiştirerek yargılama yapan İzmir İkinci İdare Mahkemesi ve İzmir Bölge İdare Mahkemesi, web sitemizde de İzmir 2. İdare Mahkemesinden İlginç Karar başlığıyla yayınlanan kararları sonrasında, Dr. Vehbi Caner ÖCAL’ın karar düzeltme istemi başvurusunu takiben İzmir Bölge İdare Mahkemesi en nihayetinde vahim hataları görerek ve kabul ederek; “Yargı mercilerinin verecekleri kararlarda, tarafların istemleri ile bağlı oldukları, istemi aşacak ve değiştirecek şekilde karar veremeyecekleri genel hukuk ilkesidir” diyerek karar vermiştir.

Yeni Dava Süreci

Mobbingder üyesi Dr. Vehbi Caner ÖCAL, bu sefer de başka bir dava dosyasına ait iptali istenen İzmir Büyükşehir Belediyesi Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı Etüd Proje Şube Müdürlüğünün 28.11.2013 tarihli ve 2299 sayılı işlemi ile kendisine verilen uyarma cezasının iptali için açtığı davada, İzmir Birinci İdare Mahkemesi ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi, dava konusu işlemi değiştirerek davalı idare Disiplin Kurulunun 11.12.2013 tarihli ve 15081 sayılı işlemini yargılamış ve sırasıyla “ret”, “itirazen ret, kararın onanması” ve “karar düzeltme ret kararları” vererek dosyanın Anayasa Mahkemesine gitme hazırlıklarının yapılmasına sebebiyet vermiştir.

Adil Yargılama İlkeleri

Usul ekonomisine ve adil yargılama ilkelerine aykırı kararların verilmesi karşısında HSYK’nın nasıl bir karar vereceği merak konusu olmuştur. Böylesine sadece vahim olması ile geçiştirilmesi mümkün olmayan kararların, hala İzmir Birinci İdare Mahkemesinden çıkması ve sonrasında da İzmir Bölge İdare Mahkemesinin iki kademesince de onanması sebebiyle Anayasa Mahkemesine gidilmesine davacı mı, yoksa kararların altında imzaları olan hakimler mi sebebiyet vermektedir?

Mahkemelerin Rolü

Burada ilginç olan şudur ki, hiçbir mahkeme dava konusunu aşacak ve değiştirecek şekilde karar veremez. Mahkemeler adaletin kapısıdır. Yargının iş yükü, özensizliğe neden olabilir. Ancak buradaki hatanın ise özensizlikten öte bir adım olduğu düşünülmektedir. Sonuçta, İzmir Bölge İdare Mahkemesi de, İzmir 1. İdare Mahkemesinin kararındaki aynı hataya ilişkin itirazın incelenmesinde gerekli özeni göstermeden, itirazın reddine ve kararın onanmasına ve karar düzeltme isteminin reddine karar vererek böyle bir dosyanın bile gereksiz ve kamu kaynaklarını israf edecek biçimde Anayasa Mahkemesine gitmesine sebep olmaktadır.

Sonuç ve Yargının Önemi

Bu durumda Anayasa Mahkemesinin iş yükünün gereksiz yere artmasına acaba kim/kimler sebep olmaktadır? Bunlara karşı HSYK nasıl önlemler alacaktır? Mobbingder Genel Merkezi konuyu çok yakından takip etmektedir. Dava dilekçesi ve kararlar aşağıda olup konunun vehametini anlamak için sadece iptali istenen dava konusu işlemin ne olduğuna bakmak yeterlidir.

Mahkemelerin Güvenilirliği

Mahkemeler, sıradan kurumlar değildir, güven kapısıdır. Vatandaşların yargıya olan güvenini sağlamak ve varsa da bunu arttırmak en başta yargı mensuplarının görevidir, vatandaşların değil. Bu husus yargı mensupları için sadece gereklilik değil, mutlak bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, bu kararlar “TÜRK MİLLETİ ADINA” alınan kararlardır.

Mobbingder Genel Merkezi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası