Gazi Üniversitesi'nde Şaka Gibi Görevlendirme
Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama bölümünde araştırma görevlisi olan Tahir Çalgüner, akademik olmayan bir işte görevlendirildi. Öğrencilerin internet girmeleri için oluşturulan bilgisayar odasında öğrencilere randevu vererek kayıtlarını tutması için 27 Mart 2014 tarihinde Şehir ve Bölge Planlama bölümüne gönderilen “görevlendirme” yazısında, “Bölümünüz Arş. Gör. Tahir Çalgüner’in 319/A numaralı Bilgisayar Laboratuarında tam zamanlı olarak görevlendirilmesi ve ŞPB164 Şehircilik Projesi 1 ve ŞPB305 Kentsel Tasarım Atölyesi 2 derslerindeki görevlerinden muaf tutulması Dekanlığımızca uygun görülmüş olup, ilgiliye tebliği ile sonuçtan Dekanlığımıza yazılı olarak bilgi verilmesi hususunda gereğini rica ederim” denildi.
Aşağıda Tahir Çalgüner’in görev yapacağı ofisin fotoğrafları ve çalışma masası gözükmektedir. Daha önce kendisine mobbing yapıldığı iddiası ile idareciler hakkında dava açan Çalgüner, bu sefer de asli görevlerinden uzaklaştırılıp 8 saat bir odaya adeta hapsedilmiş durumda. 2547 sayılı yasaya açıkça aykırı olan bu görevlendirme gerçekten de çok manidardır.
Öfkenin sınırı olmalı; bir kamu görevlisinin suçu varsa disiplin cezası verirsiniz, ancak bu şekilde bir görevlendirme kamuoyunun vicdanında bunu yapanları mahkûm ettirir. Araştırma görevlisinin görevi internet kafe gibi bir yerde öğrenci kaydı tutmak, öğrencilere randevu vermek değildir. Bu görevlendirme, bir araştırma görevlisini kendi öğrencileri ve meslektaşları karşısında küçük düşürmek ve rencide etmekten başka bir şey değildir.
Araştırma görevlisinin asli görevi bilimsel araştırma yapmak, proje geliştirmek ve eğitim-öğretim faaliyetinde bulunmaktır. Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi yetkililerini sağduyuya davet ediyoruz ve bir an önce hukuka aykırı olan bu kararlarından dönmelerini diliyoruz.
Mobbing ve Psikolojik Taciz
Mobbing, yani işyerinde psikolojik taciz, bireylerin psikolojik ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkileyen bir durumdur. Gazi Üniversitesi’nde yaşanan bu olay, akademik çalışma ortamlarının ve işyeri psikolojisinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu tür bir görevlendirme, yalnızca bireyin kariyerine değil, genel olarak akademik ortamın huzuruna da zarar vermektedir.
Bu nedenle, bu olayın detayları incelenmeli ve benzer durumların önüne geçmek için gerekli önlemler alınmalıdır. Bu tür olayların neden olduğu psikolojik etkileri anlamak için, çalışanlar arasında yapılan anketler ve gözlemler önemli bir yöntemdir. Örneğin, akademik personel arasında gerçekleştirilen bir anket, mobbing deneyimlerini ve bu deneyimlerin iş verimliliğine etkilerini ortaya koymaktadır.
Mobbing'in Etkileri
Gazi Üniversitesi’ndeki bu olayla benzer durumlar yaşayan diğer üniversitelerde de benzer çalışmalar yapılabilir. Araştırmalar, işyerinde maruz kalınan mobbingin, çalışanların psikolojik sağlığı üzerinde ciddi etkiler yarattığını göstermektedir. Örneğin, yapılan bir çalışmada, mobbing mağdurlarının %70’inin iş tatmininde azalma yaşadığı, %50’sinin ise fiziksel rahatsızlıklar geliştirdiği bulunmuştur. Bu bağlamda, Tahir Çalgüner’in durumunun yalnızca bireysel bir sorun olmadığı, akademik çevrelerde geniş çaplı bir sorun olarak ele alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Gazi Üniversitesi’nde yaşanan bu olay, mobbingin sadece bireysel bir deneyim olmadığını, aynı zamanda kurum kültürünü ve akademik ortamı da etkileyen bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmacılar, mobbingin akademik performansı olumsuz etkilediğini ve bu durumun uzun dönemde üniversitelerin itibarını zedeleyebileceğini vurgulamaktadır. Çalgüner’in yaşadığı bu durum, akademik özgürlük ve etik ilkeler açısından da sorgulanmalıdır.
Araştırmanın Amacı
Bu olayın incelenmesi, akademik ortamlarda mobbing olgusunun ne denli yaygın olduğunu ve bireylerin psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak açısından önemlidir. Özellikle, akademik personelin karşılaştığı bu tür durumların, yalnızca bireysel mağdurlar için değil, aynı zamanda bütün bir kurum için ciddi sonuçlar doğurabileceği gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır.
Araştırmalar, mobbingin işyeri ortamını zehirleyerek, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini düşürdüğünü göstermektedir. Bu bağlamda, Tahir Çalgüner’in yaşadığı durum, daha geniş bir perspektiften ele alındığında, akademik dünyada mobbingin yaygınlığı ve etkileri konusunda farkındalık yaratma amacı taşımaktadır.
Mobbing olgusunun detaylı bir şekilde incelenmesi amacıyla, akademik çevrelerde anket çalışmaları ve derinlemesine görüşmeler yapılabilir. Bu çalışmalar, hem mevcut durumu anlamak hem de benzer deneyimler yaşayan bireylerin sesini duyurmak için önemli bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Özellikle, Gazi Üniversitesi’nde yaşanan bu olayın ardından, diğer üniversitelerde de benzer anketlerin yapılması, mobbingin yaygınlığı ve etkileri hakkında daha fazla bilgi sahibi olunmasına katkıda bulunacaktır.
Ayrıca, akademik personelin iş tatminini etkileyen faktörlerin belirlenmesi, mobbingin önlenmesi için gerekli stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyacaktır. Araştırmalar, mobbing mağdurlarının yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda fiziksel sağlık sorunları da yaşadığını ortaya koymaktadır. Örneğin, Türkiye’de yapılan bir çalışmada, mobbing mağdurlarının %60’ının depresyon belirtileri gösterdiği, %40’ının ise anksiyete bozukluğu yaşadığı bulunmuştur. Bu bulgular, mobbingin bireylerin genel sağlık durumu üzerindeki olumsuz etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Ayrıca, akademik performans üzerinde de ciddi olumsuz etkilerin olduğu, bu durumun üniversitelerin genel itibarı üzerinde uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mobbing ile ilgili farkındalık yaratmak ve bu tür durumların önüne geçmek için gerekli adımların atılması büyük önem taşımaktadır.

