Mobbing ile Mücadele Sempozyumu
Mobbing ile Mücadele Derneği ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) İktisat Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü iş birliği ile düzenlenen “Mobbing ile Mücadele Sempozyumu”, 16 Şubat 2022 tarihinde İÜ Rektörlüğü Doktora Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyum, eş zamanlı olarak “İstanbul İktisat” isimli YouTube kanalından da yayınlandı.
Türkiye’de mobbing olgusu, mobbinge yönelik kurumsal tartışmalar, sektörler itibariyle etkileri ve mobbing ile mücadele yöntemlerinin ele alındığı sempozyum, 2 oturum şeklinde ve 8 bildiri sunumuyla gerçekleştirildi. Sempozyumun açılış konuşmalarını Mobbing ile Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman, Türk-İş Genel Başkan Başdanışmanı Salih Kılıç ve İÜ İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayım Yorğun yaptı.
Mobbing ile Mücadelede Kararlıyız!
Mobbing ile Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman, konuşmasında; Mobbing ile Mücadele Derneği olarak 2010 yılından bu yana mobbing ile mücadele konusunda kararlılıklarını dile getirdiklerini ve bu konuda mağdurlara hukuki ve psikolojik destek sağladıklarını söyledi. Aynı zamanda “ALO 170”in kurucusu olduğunu aktaran İşman, ALO 170 ile “En İyi Dış Kaynaklı İş Ortaklığı” kategorisinde Londra’da bölge birinciliği, Las Vegas’ta ise dünya birinciliği aldıklarını ve ülkemizi temsil etmekten gurur duyduğunu belirtti.
Bugün gelinen noktada mobbingin görmezden gelindiğini aktaran İşman, Mobbing ile Mücadele Derneği olarak 2019 yılından itibaren her yıl şubat ayının ilk haftasını “Mobbing ile Mücadele Haftası” olarak kutladıklarını sözlerine ekledi. “Mobbing ile mücadelede kararlıyız ve bir kararlılık beyanı açıkladık. Bu beyan kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, barolar ile paylaşıldı” dedikten sonra bu sempozyumun mobbing ile mücadeleye çok değerli katkılar sunacağını dile getirerek katılımcıları selamladı.
21. Yüzyılın Suçu: Mobbing
Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Türk-İş Genel Başkan Başdanışmanı Salih Kılıç, katılımcıları selamlayarak sözlerine başladı. “21. yy. suçu olarak kabul edilen mobbing, işçi-işveren ilişkileri ötesinde toplumsal yapıya da yansıyarak ağırlık kazanmaya başladı” diyen Kılıç, mobbing konusunun gelecekte toplumsal huzurun ve güvenin sağlanması için üzerinde durulması gereken konulardan biri olduğuna inandığını belirtti.
Mobbingin genel kişilik hakları açısından ego ve bireysel hırsların etkisinde kalan, ahlak kuralları ve yasaları yok sayan yöneticiler ve ağırlık olarak kurumsal alt yapısı olmayan küçük ve orta işletmelerde görüldüğünü vurgulayan Kılıç, mobbingle mücadelede işçi ve işveren sendikalarının birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi. Kılıç, “Mobbinge karşı mücadelede duyarlılığın arttırılması için üniversiteler, sendikalar ve diğer meslek odalarının sivil toplum ve hukukun gereklilikleri içerisinde çalışmaları gerekmektedir” sözlerine yer vererek konuşmasını tamamladı.
Mobbing Bir İnsan Hakları İhlalidir
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayım Yorğun, yaptığı açılış konuşmasında sözlerine mobbingin toplumsal ve özel hayatımızın her alanında olumsuz sonuçlar doğuran bir psiko-terör olduğunu vurgulayarak başladı. “Mobbing ile ortaya çıkan müdahale kişinin temel haklarına yönelik bir müdahaledir. Mobbing bir insan hakları ihlalidir” ifadelerinde bulunan Prof. Dr. Yorğun, mobbing ile mücadele konusunda mobbing doğduktan sonra mücadele etmenin önemli olduğunu ancak daha önemlisinin önleyici tedbirler alabilmek olduğunu belirtti.
Mobbingin iş güvencesinin, işçilere tanınan garantilerin ihlal edilmesindeki yollardan biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yorğun, mobbing uygulanan kişinin yaşam kalitesi, kariyeri ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkilerken iş yerlerinde de kalite ve verimliliği azaltmakta olduğunu belirtti. Çalışma barışını daim kılabilmek için mobbingi hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini söyleyerek konuşmasını tamamlayan Prof. Dr. Yorğun, emeği geçenlere ve sempozyuma katılanlara teşekkürlerini sunarak kürsüden ayrıldı.
Mobbing ile Mücadelede Yöntemler ve Stratejiler
Sempozyumda sunulan bildiriler arasında, mobbingin etkileri ve bu olguyla başa çıkma stratejileri üzerine yapılan akademik araştırmalar dikkat çekti. Araştırmalara göre, Türkiye’de iş yerinde mobbing mağduru olan çalışanların %30’u, iş yerinde yaşadıkları psikolojik taciz nedeniyle iş değişikliği yapmayı düşünmekte. Bu durum, hem bireylerin ruh sağlığını tehdit etmekte hem de kurumların verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Mobbing uygulamaları, çalışanların psikolojik dayanıklılıklarını zayıflatmakta ve iş yerinde genel bir güvensizlik ortamı yaratmaktadır.
Sempozyumda, mobbing ile mücadelede etkili yöntemler ve stratejiler üzerine de tartışmalar yapıldı. Özellikle, iş yerlerinde oluşturulacak olan destek gruplarının ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin, mobbing mağdurlarının yaşadığı travmaların üstesinden gelmelerine yardımcı olabileceği ifade edildi. Ayrıca, çalışanların hakları hakkında bilinçlendirilmesi ve kurum içindeki iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, iş yerlerinde düzenlenecek eğitim programlarının, mobbingin önlenmesine yönelik önemli bir adım olacağı belirtildi.
Mobbing’in Toplumsal Etkileri
Mobbingin yalnızca bireyler üzerinde değil, aynı zamanda toplum üzerinde de ciddi etkileri bulunmaktadır. İş yerinde yaşanan mobbing olayları, toplumda genel bir güvensizlik hissi yaratabilir ve sosyal ilişkileri zayıflatabilir. Salih Kılıç’ın belirttiği üzere, mobbingin yaygınlaşması, işçi-işveren ilişkilerini daha da karmaşık hale getirirken, toplumsal huzuru tehdit eden bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, sempozyumda mobbingi önlemeye yönelik toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği üzerinde duruldu.
Mobbing ile Mücadelede Hukuki Destek
Mobbing ile mücadelede hukuki destek almak, mağdurlar için önemli bir adımdır. İş yerinde psikolojik taciz ile ilgili hukuki süreçler ve destek mekanizmaları hakkında bilgi almak, mağdurların haklarını korumalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, Mobbing nedir? sorusuna yanıt arayanlar için detaylı bilgiye ulaşmak mümkündür. Mobbingin etkileriyle başa çıkmak için gerekli adımların atılması, hem bireylerin hem de toplumun sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.
Sonuç olarak, mobbing ile mücadele, sadece bireylerin değil, tüm toplumun sorumluluğudur. Mobbingin önlenmesi için atılacak adımlar, hem iş yerlerinde hem de toplumsal düzeyde önemli değişiklikler yaratacaktır. Mobbing sağlığı bozuyor başlıklı yazımızda bu konuyu daha detaylı inceleyebilirsiniz.







