Yargıtay Kararı

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO: 2011/4-592
KARAR NO: 2012/25

Taraflar arasındaki yanlış tedavi nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce husumet yönünden davanın reddine dair verilen 22.10.2007 gün ve 2002/426 E. 2007/590 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 16.12.2008 gün ve 2008/4001 E. 2008/15365 K. sayılı ilamıyla;

(1-… Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların davalılardan E. A. ve Erkan Bağlarbaşı’na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacıların davalılardan A. Ö.’e yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, desteğin doğum yaptığı sırada davalıların ihmali sonucu öldüğü iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem husumet yönünden reddedilmiş, kararı davacılar temyiz etmişlerdir.

Davacılar desteğin Mersin Devlet Hastanesinde görevli doktor ve hemşire olan davalıların ihmali sonucu doğum sırasında meydana gelen yırtığın oluşturduğu kanama sonucu öldüğünü, olayda davalıların geç müdahaleleri nedeniyle kusurlu olduklarını belirterek tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu 1. ve 3. İhtisas Kurulu raporlarında “ölümün doğum sırasında kollum yırtığına bağlı kanamadan ileri gelmiş olduğunun kabulü gerektiği; olayda hastaya zamanında müdahale etmeyen davalı doktor A. Ö.’in (4/8) oranında kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurlarının bulunmadığı” belirtilmiştir.

Şu haliyle davalılardan A. Ö.’in hizmetten ayrılabilen kusuruna dayanıldığına ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda da (4/8) oranında kusurlu olduğu belirtildiğine göre anılan davalı yönünden dava nın husumetten reddi doğru değildir. Mahkemece zarar kapsamı belirlenip sonucuna göre davalı A. Ö. tazminattan sorumlu tutulmalıdır. Bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir…)

Hukuk Genel Kurulu Kararı

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü;

Dava, desteğin yanlış tedavi sonucu öldüğü iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Yanlış tedavi nedeniyle tazminat talepleri, Türkiye’deki hukuki düzenlemeler çerçevesinde belirli yasalar ve yönetmelikler kapsamında ele alınmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 41. maddesi, haksız fiil nedeniyle zarar gören kişinin, zarar verenin kusuru oranında tazminat talep edebilme hakkını düzenlemektedir. Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi, sağlık hizmeti sunan kişilerin, verdikleri hizmette dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadıkları takdirde tazminat yükümlülüğü doğurabileceğini belirtmektedir.

Bu yasal düzenlemeler, hekimler, hemşireler ve diğer sağlık personeli gibi sağlık hizmeti sunan tüm profesyonelleri kapsamaktadır. Yanlış tedavi nedeniyle tazminat talepleri, hastanın maruz kaldığı zararın, sağlık çalışanlarının kusuruna dayalı olarak talep edilmesi hakkını içerir. Bu durum, hem maddi hem de manevi zararları kapsar; örneğin, tedavi sürecinde yaşanan olumsuz sonuçlar, hastanın ruhsal ve fiziksel sağlığı üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Tazminat Taleplerinin Temel Unsurları

1. Haksız Fiil: TBK’nın 41. maddesi, haksız fiil kapsamında bir zarar oluştuğunda, zarar gören kişinin tazminat talep etme hakkını tanır. Yanlış tedavi durumu, haksız fiil olarak değerlendirilebilir.

2. Kusur Oranı: Türk Borçlar Kanunu’na göre, tazminat miktarı, zarar verenin kusur oranına göre belirlenir. Bu bağlamda, davalıların kusur oranlarının belirlenmesi kritik öneme sahiptir.

3. Tedavi Süreci: Sağlık hizmeti sunan profesyonellerin, hastanın tedavi sürecinde gerekli özeni göstermemeleri durumunda, bu durum tazminat talebinin temelini oluşturur.

4. Delil Süreci: Tazminat davalarında, davacıların iddialarını kanıtlamak için yeterli delil sunmaları gerekmektedir.

Yanlış tedavi ve tazminat talepleri, Türkiye’deki hukuki düzenlemeler çerçevesinde önemli bir yere sahiptir. Bu konudaki gelişmeleri takip etmek için TBMM’de Kadın Suskunluğu yazımıza göz atabilirsiniz.

Sonuç olarak, sağlık hizmeti sunan profesyonellerin dikkat ve özen yükümlülüklerine uymamaları durumunda, yanlış tedavi nedeniyle tazminat talepleri gündeme gelebilir. Bu bağlamda, İzmir Temsilciliğimizin Etkinliği hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi için Çerez Politikası